GÖZLERİNİN ÇAĞRISI
 
Bir çift göz çağırıyor uçurumlara beni
Ne varsa yıpranıyor, nerde eskimez yeni?
Varlığının delili geriye kalmaz bir şey
Bilir misin ey yolcu toprak nasıl yer teni?
 
AYNILAR
 
Gönlümüzün telini titreten mızrap aynı
İçtiğimiz su aynı, çeşme aynı, kap aynı
Et ve tırnak gibiyiz, bölemez kimse bizi
Yoktur ayrı gayrımız; cet aynı, soy sop aynı
 
GÖZ KALBİN AYNASIDIR
 
Niyet nazara yansır, sırrını beyan eder
Göz kalbin aynasıdır, her şeyi ayan eder
Allah'a lâyık kul ol, kula kul olma gönül!
Hak sevdirir kulunu, takdire şayan eder
 
YAZIKLANMA
 
Ölüm çalar kapını, gitmese de hoşuna
Şükürde ısrarcı ol, dert gelse de başına
Yaşarken dostların kıymetini bil dostum!
Kuş yuvadan uçunca yazıklanma boşuna
 
ZİYA
 
Düşler âlemindeyiz, gördüğümüz rüyadır
Maskeli balodayız, dört yanımız riyadır
Yoldan çıkmamak için  sımsıkı sarıl Hakk'a
Küfrün karanlığında yalnız iman ziyadır
 
PERDELER
 
Dünyayla aramıza serilmiştir perdeler
Işığımızı kesmiş, gerilmiştir perdeler
Sonsuzluk uykusunu uyuyan fânilerin...
Üzerlerine çökmüş, kırılmıştır perdeler
 
                                               M. NİHAT MALKOÇ