ÖMRÜN BAHARINDA
 
Bir gönüle girmeden göçenlere yanarım
Bakıp da göremeden geçenlere yanarım
Ömrünün baharında güzü yaşayanlara...
Ölüm tasından bade içenlere yanarım
 
MECNÛNLAR OLMASAYDI...
 
Aşkın darağacında salınır vaveylâlar
Karanlığın hükmünü iptal eyler aylalar
Kays'ı Mecnûn eyleyen hicranın kor ateşi
Mecnûnlar olmasaydı olur muydu Leylâlar?
 
GÖNÜL KAPISININ KİLİTLERİ
 
Sonlandırdım bu sefer kalbin gelgitlerini
Yürek coğrafyam özgür, kaldırdım çitlerini
Sevgiye inananlar keyfince girsin diye...
Gönlümün kapısının söktüm kilitlerini
 
ESKİ DEFTERLER
 
İradeye kelepçe vursalar da tutmaz ki
Bir kez tecrübe eden her zokayı yutmaz ki
Sen kurtulayım dersin eski defterlerinden
Mâzi gölge gibidir hiçbir şey unutmaz ki
 
NE KADAR AZ DÜNYALIK...
 
Esas olan paylaşmak, gaye değildir yemek
Barışa ve dostluğa emek vermeli emek
Malımız ve mülkümüz sırtımızdaki yüktür
Ne kadar az dünyalık o kadar huzur demek
 
ALÇAKSIN AMERİKA
 
Alçaksın Amerika, çukur senden utanır
Terör sevicisin sen, bu millet seni tanır
İster yırtıl, parçalan; külünü göğe savur
Dünyada bir tek seni İsrail adam sanır
 
M. NİHAT MALKOÇ