İdrak Etmekle Akıl İle Hislerin Arasını Boş Bırakmak.
Hayat bu dünya bir durakta beklemekten, yolda geçenlere yardımcı olmaktan başka nedir ki? İvediliği ile geri dönüşe asıl kaynağına dönmeye kapısı açık olan, şeffaf bir bakış açısıyla görüneni, bizler görünmez üstü kapalı üstünü çizerken, telaşına düştüğümüz aslında telaşa gereksinimi olmayan üç günlük hayat değil midir bu dünya bu durak? Tam olarak verileni sürekli eksilttiğimiz heba ettiğimiz ömrü kaybederken, üzüntü duymayan kalıbın içine sıkışanlar olmayı seven değimliyiz, bu hoyratça yaşantımızla duygusuz anlarımızla, bir yardım etmeyi kabul etmeyen öngörülerimizle yaşarken? Aslında deneysel eksikliğimiz yoktur, kötü olan denemiş kötülük vermiş başarıya ulaştırmamıştır. İyi denenmiş bir güzel sonuç vermemiştir, güzellik denenmiş mutluluk vermiştir, lakin bizler hala kötü olanın peşinde deneyler yapmadan, iyiyi engelleyen sürekliğini devam ettirmeyen kötü deneylerin peşindeyiz hala her nedense!
İyiliğe karşı bir çekingenliğimiz mevcut değilken, nasıl mecbur bırakıldık, ölüm veren dehlizlerde yaşarak hemen ölmeyi seçtik. Lakin ölümde istenilince gelen değil, vakti gelince gelendi bunu da unuttuk… Bu dünyada misafir iken her gün ev sahibi gibi yatar ve kalkar olduk! Kendi ortaya çıkardığımız bu kaos o kadar hoşumuza gidiyor ki, kaos çıkaranlarla beraber yatar kalkar olduk ne faydası varsa! Boşlukları doldurmamız gerekirken gülüşlerimizle, suratımızı kara ederek boşluğa boşluk olarak boşlukları genişleterek dünyaya bir ayna olmamız gerekirken eli sopalı insan olarak yaşıyoruz!
Kavramak varmak ulaşmak bizim için vazgeçilmezken, çabucak vazgeçen olmakla işte bakın görün dünyayı ne hale getiriyor, kan gözyaşı savaş nefret… Güneşin doğuşundaki manayı anlamı da unuttuk her akşam karanlık sökerken, kendimize özel hazırladığımız cehennemi inşa etmekle uğraşırken sabahı güneşin doğuşunu görmeden, yaşıyoruz. İdrak etmekle akıl ile hislerin arasını boş bırakarak yarıklarla yarmanın aklın idrakin hislerin nefes almasına yardımcı olacağını sanarak, aramızda yarıklar açarak çukura dönüşmesine vardığının da farkında değiliz! Böylesi bir yaşam tarzı güzel olanı bularak o duyguları bedenimizde yineleme ve bu güzel kavramının kavrama gücünü hiçe saymak, bizi haliyle bu güzel olanı bulmamaya kendimizi yetersiz kılmaya götürür ki buda tamamen hatalıdır yanlıştır kaostur yıkımdır vesselam.
Mehmet Aluç
Mehmet Aluç