Şöyle mavi mavi karşımdasın ya

Gönüller durağı... Hopka'nın dağı.

Çocuk kalbim sızlar, dar gelir dünya

Sevdanın konağı... Hopka'nın dağı.

 

Kayalar hem ağlar hem destan söyler

Gelinin duası yürekler deler

Yusuf'un kuzusu başıboş meler

Feleğin tuzağı... Hopka'nın dağı.

 

Yüzünden kalkınca dumanlar, sisler

Her sabah köyümü yeniden süsler.

Bereketi Çukur Ova'yı besler.

Sumbas'ın kaynağı... Hopka'nın dağı.

 

Yamandır askerce dimdik duruşu

Var mıdır dünyada başka bir eşi?

Kıyamet koparken "Kırar kirişi"

Babamın otağı... Hopka'nın dağı.

 

 

Not: Hopka'nın Dağı veya Hopka Dağı, bazen de Hokka Dağı dediğimiz dağ, Adana Feke'ye bağlı Tapan mevkiinde bulunur. Geniş bir düzlüğün ortasında birdenbire çıkıvermiş gibi durur. Dağın kayalıkları "Taş kesilen gelin" efsanesiyle açıklanır. Ayrıca Yusufçuk kuşu diye bilinen bir kuşun da kaybolan kuzusunu arayan Yusuf adlı bir çocuğun bacısı olduğu hikayesi çok yaygındır. Dağın içinden büyük bir uğultuyla akan fakat civar köylere kendini göstermeyen suyun da Ceyhan Nehri'nin gözesini oluşturan Sumbas Çayı'na aktığı, "kaybolan tas hikayesi"yle açıklanır. Bir de oralara yolu düşen bir dervişin, sohbet sırasında, kıyamet'in kopuşunu anlatırken,  " Dağlar-taşlar hallac pamuğu gibi atılacak" sözü üzerine Tapanlı bir amcamızın "Hopka'nın Dağı da amma kiriş kırar haa!!" heyecanını da hatırlatmadan geçmek istemedik. Yıllardır gidemediğim köyüme, bir televizyon proğramında rastlayınca bu şiir ortaya çıkmıştı. Köyümün dağına, deresine, ormanına, kuzusuna, kurduna bütün akrabalarıma selam olsun!!!