HOCALI'DA UÇAN GÜVERCİN
 
Bir dere akardı, hocalı kentinden dışarı
Hocalı doğduğum, hocalı öldüğüm yerdi benim
Doğduğumda sarıldığım beyaz bulut, beyaz umut kuşağı
Öldüğüm gün, acıdan kısılmış, ıslak gözlerime bakardı benim
Yaşayacak olmanın umudu, kanımla toprağa akardı
Kinden gözü dönmüş cellatların elinden, güvercinler nasıl kaçardı
 
Ne ordumuz vardı bizim,ne silahımız, ne kinimiz
Bir güvercinle uçup gitmişti göklere , geçmişten gelen nefretimiz
 
Elektrikler kesikti, ne gece, ne gündüz,
Odalarımızda ışık yanardı
Önce silah sesleri,  Sonra ölümün sessizliği ,  odamıza dolardı
 Sanki ruhlarımız, bir kurşunun gölgesiyle, bedenimizden kayardı
                                    
Bir Azeri çocuğuydum, hocalıda ölmeyi bekleyen
Bir Ermeni'nin öcüydüm ben, beni öldürmeyi isteyen
Bir kaç milyonluk ermeni halkının, günahıydım ben
 
 
 
Babam her gece eve gelip, ölen dostlarını sayardı
Ölüm bize ulaşana kadar, kaç baba çocuğuna doyardı
 
Askerlik oyunları oynayan küçücük bir komutanın
Son sığınağında buldular beni, babamı vurdular
Kardeşlerimin gözlerini oydular, kendi gözleri kapanmadan
İnsanlığın gücünü, ayaklar altına aldılar, utanmadan
Böyle çocuklar, bilmem nasıl doğar bir anadan
 
Çığlıklar içinde ağlayan anemi diri diri yaktılar, bedenimi evin dışına apardılar
Merhamet gösterdiler,
1915 uğruna, intikam çığlıklarıyla
Bir tek kurşunla kafamdan
Vurdular beni