Osmanlıca yazılışı Hikmet: ͭ حكمة

 

Din, edebiyat, tasavvuf ve felsefede bilgelik, gizemine akıl ermeyen anlamlarında bir terim ve sözcüktür.

 

Hikmet sözcüğü Hami Sami dillerinin bir kolu olan ve bilme, bilge olma anlamlarına gelen Aramice”  χekmā”  ve İbranice “ χikmah “ [1]sözcüklerine dayanır. Aramiceden Arapçaya da geçen hikmet sözcüğü bilgelik, derin anlayış, bilgece hüküm anlamlarında sözcükler üretilen  “ h-k-m" kökünden gelir. Bu nedenle hüküm, hikem, hikemi,  hükümet, ahkam, tahakküm, hakem, hakim, hakim (haham, hekim, hikmet), hükûmet, hükümdar, hükümran, istihkâm (müstahkem), mahkeme, mahkûm, muhakeme, muhkem, tahakküm (mütehakkim), tahkim sözcükleri ile aynı kökene dayanır.

 

Hikmet kelimesi sözlüklerde bilgelik, bilinemeyen neden, gizine akıl ermeyen neden. "bilgelik, derin anlayış, akıl, ilim" gibi çok çeşitli anlamlarda kullanılır.

 

 Dini bir terim olarak; adalet, ilim, amel, akıl, söz ve işte isabet, hakkı bilme ve hayır işlemek gibi anlamlarına gelir.

 

Edebiyatta Hikmet

 

Edebiyatta hikmet daha ziyade bilgece söylenmiş söz anlamında kullanılır. İlim, marifet, adalet konusundan bilgeliğe ulaşmış,  derin anlayışlar ve anlamlar ifade eden sözlere hikmetli söz denir.  Edebiyatta, derin anlamlar taşıyan, ders, öğüt veren, bilgelik, akıl ve tecrübe sonucu ortaya çıkan sözlere ise hikemi denmektedir. Ağırlıklı olarak bilgece anlamlar taşıayn felsefi ve tasavvufi  nitelikler taşıyan eser verme tarzına ise hikemi eda veya hikemi tarz denilir. ( bkz Divan Şiiri Tarzları Hikemi Tarz Sebk-i Hindi Türkî Basit------Nâbî Hayatı Hikemi Tarz Edebî Kişiliği )

 

Hikemi tarz beyit örnekleri

 

Sipihrin gerdişin yad eyleyüp ahterden el çektik

Yemin çin-i cebinin seyredip gevherden el çektik  Nâbî Seçilmiş Şiirleri

 

Hayalinden gelir gam hatıra cananeden gelmez

Sitem hap âşinalardan gelür biğâneden gelmez  Nâbî Seçilmiş Şiirleri

 

Yok bîgarez muamele ehl-i zamanede

Kimse ibadet etmez idi cennet olmasa  Nâbî Seçilmiş Şiirleri

 

Hayali Aldanma düşmenin tevâzularına

Seyl bile divarın ayagun öperek hedemeyler  Hayli Bey

 

Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde   Ziya Paşa

 

Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok

Nice elbiseler gördüm, içinde insan yok     Mevlana

 

Çeşm-i insâf gibi kâmile mîzân olmaz

Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz Tâlib

 

Ders-i aşkın müşkilin Yahyâ nice haleylesin

Söyleyenler kendini bilmez bilenler söylemez Şeyhülislam Yahya

 

İrüşür menzil-i maksûduna âheste giden

Tîz-reftar olanın pâyine dâmen dolaşır  Edirneli Hâtemî

 

Miyanı güftügûda bedmeniş iham eder kubhun

 Şecaat arzederken merd-i kıpti sirkatin söyler  Koca Râgıp Paşa

Huyu kötü olanlar; sözünün  arasında karakterini belli eder; (işte bu şekilde) Kıbti Çingenenin hırsızı ) yiğitliğinden söz ederken hırsız olmakla övünür.



[1] https://www.etimolojiturkce.com/kelime/hikmet