LXVIII
Hikmet
1
hak kulları dervişler hakîkatnı bilmişler
hakka âşık bolğanlar hak yolığa kirmişler
 
Hak kulları dervişler hakikati bilmişler;
Hakk'a âşık olan Hak yoluna girmişler.
2
hak yolığa kirgenler allâh tiyü yörgenler
irenler izin izlep memâlikdin kiçmişler
 
Hak yoluna girenler, Allah deyip gidenler
erenleri izleyip memâlikten geçmişler.
3
âlem fahri mustafâ andağ aydı merhaba
mirâc tüni itip fahr fakr yolını almışlar
 
Âlem fahri Mustafa, öyle dedi merhaba, Mirâc
gecesi kılıp f ahr f akr yolunu almışlar.
4
köngül birmey dünyâğa sürü kılmay harâmğa
haknı söygen âşıklar helâhdm yemişler
 
Gönül vermez dünyaya, el uzatmaz harama,
Hakk'ı seven âşıklar helâlinden yemişler.
5
dünyâ mening digenler cihan mâlın alğanlar
kerges kuş dik boluban ol harâmğa batmışlar
 
Dünya benim diyenler, cihan malını alanlar, ö.
Kerkes kuş gibi olup, o harama batmışlar.
6
molla müftî bolğanlar yalğan fetva birgenler
Aknı kara kılğanlar ol tamuğğa kirmişler
 
Molla, müftü olanlar, yalan fetva verenler,
akı kara kılanlar cehenneme girmişler.
7
kâdî imâm bolğanlar nâ-hak dava kılğanlar himâr
yanglığ boluban yük astıda kalmışlar
 
Kadı, imam olanlar, haksız dâva kılanlar
eşek gibi olarak yük altında kalmışlar.
8
rüşvet alğan hâkimler haram alıp yigenler öz
barmakm tişleben korkup turup kalmışlar
 
Rüşvet alan hakimler, haram alıp yiyenler
parmağının dişleyip korkup durup kalmışlar.
9
tatlığ tatlığ yigenler türlüg türlüg kiygenler altun
taht olturgenler tof rak astm kalmışlar
 
Tatlı tatlı yiyenler, türlü türlü giyenler, altın
tahta oturanlar toprak altında kalmışlar.
10
mü'min kullar sâdıklar sıdkı birle turğanlar
dünyalığın sarf itip uçmak hûrm kuçmışlar
 
Mü'min kullar, sâdıklar, sıdkı ile duranlar,
dünyalığın sarf edip cennet hûrun kucaklamışlar
11
kul hâce ahmed bilmiş sin hak yolığa kirmiş sin
hak yolığa kirgenler hak dîdârm körmişler
 
Kul Hâce Ahmed bilmişsin, Hak yoluna girmişsin,
Hak yoluna girenler Hak didârın görmüşler