Meğerse ne kadar zormuş kalmak...
Baka kalmak, arkada kalmak,
Aşağıda,yukarıda,sağda veyahut solda
Bu kahrolası gezegenin herhangi bir noktasında;
Öylece kalakalmak.
Zor iş.
 
Neden mi bunu söylüyorum?
Önce doğarsın güzel bir anneden;
Ve karşında örnek aldığın bir baban.
Büyürken teklifsizce, habersiz hayattan.
Gelmişken en güzel yaşına,
Ve tam hayat denen savaşın ortasında
Annesiz, babasız kalmak.
Zor iş.
 
İnsan denen varlık girmişken hayatına,
Tanımazken kimseyi
İlk kez tanınmaza aşık olmak
Sevmek ve bir daha sevmek hissederken
Ve aslında o çoktan gitmiştir.
Giderken arkasından bakıp kalmak..
Zor iş.
 
Dost bildiğin o ilk insanı
Dosttan öte görmekteyken her anı
Arkanı yaslayıp güvendiğin
Kimse yok ise,
Bak işte!
O var dediğin
Ve sadece dediğin.
İşte sadece dediğin.
İşte sadece deyip kalmak.
Zor iş.
 
Yaşamaktan bıktığın hayatın yerini,
Alırken hayallerin,
Düşlemek ve yine düşlemek için
Zamanı unuttuğun.
Kendini unuttuğun.
Zamansız gelip de hayalin yerini,
Alırken hayat;
Yaşamakta olduğu gibi
Hayalde de yarım kalmak.
Zor iş.
 
Burana kadar gelmişken herşey
Alırsın kağıdı kalemi eline
Yazmak istersin, sadece yazmak
Neyin varsa yazmak
Olmayanı da yazmak
Ve sanki defter kalem anlayacakmış gibi olur da
Dile gelirlermiş gibi yazmak
Aslında onlar hiç anlamadan
Bunca şey yazmak.
Yazmaktaki amacın gibi
Anlamsız kalmak
Zor iş.
 
Varsa ki bir mısran,anlatacak
Dünya karşında dururken, çırılçıplak
Şahid olmuşken
Tüm güzelliklere, çirkinliklere
Anlatamadan susup kalmak..
Zor iş.
 
Gözbebeklerinde dururken sevdiklerin
Ve kalbin,
Atarken o ilk heyecanıyla
Ve mutluyken bu en eşsiz anında
Öylece yalnız kalmak,
Zor iş.
 
Herşeyin sonuna geldiğin vakit
Şiirde olduğu gibi
Kitapta olduğu gibi
Aşkta,hayatta, uykuda veyahut yemekte
Belki de aldığın şu son nefeste olduğu gibi
Sonuna geldiğin vakit
Yaşadığını sandığın o en müthiş anda
Aslında hiç yaşamadığını anlamak
Ve tekrar anlamak.
Aslında hiç yaşamadan kalmak.
Zor iş.
 
Meğerse, ne kadar zormuş şu kalmak.