Hayata Birde Penceresinden Bakmak
 
İlgili resim
                                          
İnsanoğlunun serpilmiştir önüne hayatın içindekiler
İnsan arar bulur kendi seçer bir bir gelir peşindekiler
En sonunda en son sözü söyleyen ecel gelir bir anda
Acep alır gülümseyerek götürür mü fikrindeki dilindekiler
Ona geride tatlı bir gülümseme bıraktı der mi geridekiler
 
Hayatın kendisi gerçektir ama dünyada üç günlüktür
Ahirette hayat sonsuzdur kazanabildikse sonsuz ömürlüktür
Dünyada kazanmadıksa ahiret için gideceğimiz yer kömürlüktür
Kömürlüğün içine odun olmaya hazırız kazandığımız körlüktür
Ona geride tatlı bir gülümseme bıraktı der mi geridekiler
 
Dünya uzun bir koşudur hatta ufak maraton diyelim o zaman
O zaman ölüm kısa bir moladır büyük maratona koşmaya o an
Kimisi bu dünyada koşar yığar kimisi dağıtır gider yavaş revan
İnsanın istediği olmaz böyledir devran kapılma bırakmaz derman
Ona geride tatlı bir gülümseme bıraktı der mi geridekiler
 
Baksana gökyüzüne anlasana var mıdır bir direği merteği
Gönül içinde gülümsemesi merhameti var odur insanın kelebeği
İnsan elbet kaderinde ne varsa yaşar budur insanın gerçeği
Ne bir an fazla ne kısa yaşar ensede yakalar ölüm meleği
İnsan ne kazandı ne kaybetti ise o dur ahirette göreceği
Ona geride tatlı bir gülümseme bıraktı der mi geridekiler
 
Bir roman bir şiir gibi olsa da hayat en sonunda son bulur
İnsan yaşarken ya Allah’a ya nefsine şeytana kul olur
Dünya sonsuz kazanç kapısıdır kimisi sarılır bırakmaz kaybolur
Elbette nasihat için ölüm yeter gören bilen varken unutulur
Son nefeste beden durulanır bazı kirleri temizleyemez cumhur
Ona geride tatlı bir gülümseme bıraktı der mi geridekiler
 
Âşık Gülveren’im hayat bu Mevla yazar kul yaşar ona uyar
Kaderi beğenmeyen isyan eder elden ne gelir o neleri duyar
Duymuş görmüş daha önce yürümüş gibi yanlış yola neden koşar
Kaderine razı olan sabırla yürüyen varır menzile gönlü her gün coşar
Kimisi nefsini şeytanı dünyayı duyar uyar boşa koşar kendisi şaşar
Ona geride tatlı bir gülümseme bıraktı der mi geridekiler
 
Mehmet Aluç / Âşık Gülveren