İnzivâ’ya çekildi ol Habib’i Kibriyâ,
Su gibi akıp giden olaylar girdâbında.
Cahiliye devrinde geçer akçeydi riyâ,
Zûlmetler nûr’a döndü vahy’olan kitabıyla.
*
Doğduğu an ağladı ümmetim nerde diye,
Nûr’unu hiç görmüyor puta tapanlar niye.
Rebi-ül evvel ayı kutlu devr-i seniye,
Zûlmetler nûr’a döndü vahy’olan kitabıyla.
*
Kisrâ’nın sarayları yerle bir oldu hemân,
Bin yıldır yanan ateş arz’da söndüğü zaman.
İki cihân güneşi Hirâ’ya oldu revân,
Zûlmetler nûr’a döndü vahy’olan kitabıyla.
*
Kutlu doğum gecesi Melekler eve doldu,
Biri Meryem, Asiye birisi nigâr oldu.
Onsekizbin âleme açılan güzel yoldu,
Zûlmetler nûr’a döndü vahy’olan kitabıyla.
*
Süt annesi Halime Cennetle müjdelendi,
İslâmın ışığıyla karanlığı delendi.
Kâinât mes’ud artık Bürhân’ı Hak gelendi,
Zûlmetler nûr’a döndü vahy’olan kitabıyla.
*
Ticaret maksadıyla Şam’a sefer ederken,
Bahirâ anlamıştı bulutla bir giderken.
Nübüvvet mührü ile son Peygamber bu derken,
Zûlmetler nûr’a döndü vahy’olan kitabıyla.