Ben kendimi hayâline hasret koyup tükenirken,
Hatırına getirdin mi ateşlere attığını.
Aşk od’uyla pişirdiğin ele gelmiş eserinken,
Senin için akıttığım gözyaşına sattığını.
*
Yalan dünya yalan ile seni şâh mı eyleyecek,
Yarın Hakkın divânında, arasatta neyleyecek.
Damla damla akan yaşım dile gelip söyleyecek,
Med-cezirler arasında okyanusa kattığını.
*
Tarümâr olmuş bağlarda hasbihâl ettim bülbülle,
Yıllardır hep cengim vardır vefâyı bilmeyen gülle.
Bir de benim dert ortağım boynu bükük şu sünbülle,
Yüreğime anlatamam yalnız koyup gittiğini.
*
Meğer benmişim bu yolda Mecnun gibi çölde yatan,
Yusufu kör kuyulardan bezirgânbaşı’na satan.
İbrahim-i hanifâ’yı yalım alevlere atan,
Nemrud bile etmedi ki senin bana ettiğini.
*
Senden gelen dertlerimi yine sana yakınırken,
İncinirsin diye dönüp gözlerimden sakınırken.
Mâh-cemâlin şûlesinde ömür bitip tükenirken,
Gönül kabul etmiyor ki bu sevdâ’nın bittiğini.
Hatırına getirdin mi ateşlere attığını.
Aşk od’uyla pişirdiğin ele gelmiş eserinken,
Senin için akıttığım gözyaşına sattığını.
*
Yalan dünya yalan ile seni şâh mı eyleyecek,
Yarın Hakkın divânında, arasatta neyleyecek.
Damla damla akan yaşım dile gelip söyleyecek,
Med-cezirler arasında okyanusa kattığını.
*
Tarümâr olmuş bağlarda hasbihâl ettim bülbülle,
Yıllardır hep cengim vardır vefâyı bilmeyen gülle.
Bir de benim dert ortağım boynu bükük şu sünbülle,
Yüreğime anlatamam yalnız koyup gittiğini.
*
Meğer benmişim bu yolda Mecnun gibi çölde yatan,
Yusufu kör kuyulardan bezirgânbaşı’na satan.
İbrahim-i hanifâ’yı yalım alevlere atan,
Nemrud bile etmedi ki senin bana ettiğini.
*
Senden gelen dertlerimi yine sana yakınırken,
İncinirsin diye dönüp gözlerimden sakınırken.
Mâh-cemâlin şûlesinde ömür bitip tükenirken,
Gönül kabul etmiyor ki bu sevdâ’nın bittiğini.
Süleyman KARANFİL-Eskişehir

Onur Say