
Hangâh Nedir ve Şiir Dünyamızda Hangâh
Osmanlıca yazılışı Hangâh : خانكاه
Farsça kökenli bir dözcük olan hangâhın sözlüklerdeki anlam karşılığı şu şekildedir: “Allah rızası için misafir kabul edilen yer. Minnet altında bırakmamak şartıyla fakirleri, dervişleri ve talipleri misafir eden, onların yeme ve içme ihtiyaçlarını karşılayan hizmet mekânı. Büyük tekke veya büyük tekkelerde misafirler için ayrılan bölüm.” [1] Konak yeri, dergâh. Tekkenin büyüğü manalarındadır.
Hangâh tasavvufta. Pir makamının da bulunduğu tekke manasında da kullanılmıştır. Bu manası ile Asitâne[2] kelimesi ile eş anlamlıdır. Buna rağmen işlevsel olarak dervişler ve taliplerin Allah rızası için yiyecek ve içeceklerinin karşılandığı, büyük tekkeyi ifade ederdi. Hangâh veya diğer adı ile asitane denilen büyük tekke o tarikatın şeyhinin postnişin olduğu tekkeydi. ( bkz Asitan Asitâne Nedir Büyük Dergah ve Sevgilinin Eşiği ) Asitane şeyhlerin, postnişinlerin oturduğu büyük tekkelere deniliyordu. Bu nedenle bu kelimenin, yere kapanılacak, yüz sürülecek, makamın eşiği anlamında kullanılmış, âsitâne, himmet umulan, inayet beklenen, şeyhin kapısı, şeyhin de bulunduğu büyük hangah olarak görülmüştür.
Bu tarikata ve tarikatın büyük hangâhına bağlı olan küçük yerlere ise zaviye adı verilirdi.
Kısaca hangâh: “Dinî birer müessese sayılan, birer içtimaî yardım, hayır ve şefkat kaynağı, birer toplantı yeri, hattâ şimdiki tâbirle, birer klüp olan " mekânlardı.[3]
Hangâk kelimesi “henekâh", "hangâh" veya "hanegâh" “hânikâh” [4]şekillerinde de kullanılmıştır. Kelime bu şekildeki anlamaları ve eski devrin sosyal hayatındaki önemi nedeni ile divan ve tasavvuf edebiyatında karşımıza sık sık çıkmaktadır
Sanki hak kılmış fezâ-yı hangah-i Mevlevi
Olmada carî felekde resm-i râh-ı Mevlevi Tâhirü'l-Mevlevî
Hangâh-ı Hazret-i Mennan’a mihmanım bugün,
Şüphe yoktur müstehakk-ı rahm-i Rahman olduğum. MAHMUD VEHBİ EFENDİ
Hangâh kelimesi, tekke, Pir’in olduğu yer, fukaranın ve dervişlerin doyurulduğu mekân anlamı ile kullanıldığı gibi değişmeceli manada iki kapılı bir han ve dünya hayatı manalarında da kullanılmıştır.
Yârüŋ hayâli dilde ki her ân gelür geçer
Beŋzer şu hânkâha ki mihmân gelür geçer. Bursalı Rahmi
Bursalı Rahmi’nin bu şiirinde hangâh; dünya, dünya hayatı anlamındadır.
Tûl-i ömr ihsân ede Bari Hûda,
Lakabına rûşen olsun dilerim tâ haşra dek bu hângâh. EŞREF-ZÂDE ABDÜLKÂDİR BURSEVÎ
Meş'aleler yandı derûn u bîrim
Nûr-ı tecellî olup ol hânkâh Şeyh Galib
KAYNAKÇA
[1] https://www.osmanlicanedemek.com/hangah-54522
[2] https://www.semazen.net/sp.php?id=41
[3] https://www.semazen.net/sp.php?id=41
[4] Naci YENGİN Şamil İ.A.,
Şahin Mutlu