HAFİFLEME
Yıllar yılı ne dolmaları yuttuk
Vatan millet onun bunun adına
En sonunda bir tüy dikip unuttuk
Leylâmızı bir mecnûnun adına
Asırlık bir ağaç budandı durdu
Fırtınalar ateşler kasıp kavurdu
Bir türlü doymadı baltası kurdu
Ne ormanlar gitti odun adına
Kuzu gibi kandık ne dedilerse
Ensemizde pişti ne yedilerse
İnkâr bıçağını biledilerse
Kesilmeye hazır tosun adına
Devletin gemisi nutukla gider
Fâizi bonosu bu çarkı iter
Nice bacalardan sefâlet tüter
Kurtuluş vâdeden solun adına
Sahte kahramanlık hamiyyet oldu
Oturup çalışmak eziyyet oldu
Taklitçilik büyük meziyyet oldu
Maymunlar utanır maymun adına
Dinlisi dinsizden nedense korkar
Doğrular eğiriden acz ile ürker
Cübbeli câhili tepeden bakar
Bî-haber olduğu fünûn adına
Hacıya hor bakan bitliye hayran
Milyonun hırsızı zengine düşman
Akşam sabah ağzı leş gibi kokan
Kurda şölen verir koyun adına
Aygır mı uygar mı dilimiz kavruk
Bellekle betikle hâlimiz bitik
Bir beste var ortada notası bozuk
Çalıyoruz dâim kanun adına
Fakirin hastası kalır sedyede
Bizden başka her şey vardır radyoda
Güler bize denizdeki midye de
Başımızı şişiren sükûn adına
Kızlar vardır sigaralı eteksiz
Oğlanlar gezinir saçlı taraksız
Birkaç nesil yetişti ki köteksiz
Adetâ şeytân-ı mel'ûn adına
Sabır ile koruk helva olurmuş
Sabreden derviş murad alırmış
Ümide fukara gönlünü vermiş
Ne kelekler yendi kavun adına
Huzur yok kimsede bu hâlet nedir
Bir ölüyü binler eyliyor seyir
Aranmaz hakikî suçlular kimdir
Hatalar yüklenir maznun adına
Beyinler uyuştu gürültülerle
İçimiz boşaldı gurultularla
Uyanmadık gittik horultularla
Tarihle oynanan oyun adına
Bir uyansak küffâra yeteriz biz
Yurdumuzda âh ile gezeriz biz
Şanlı bir mâzîden bî-haberiz biz
Denizler kuruttuk yosun adına
Kaybettik benliği asıl bu sebep
Hayrânî uzaktır bize hak mezheb
Esrârı çekmişiz gafletteyiz hep
Ayrılık satarız afyon adına
(23-25 Mart 1967, İstanbul)
GÖNÜL KİTABI
Bu ilim bu tahsil boşuna emek
Gönül kitabından okumadıysan
Nasibin sonunda gam keder yemek
Gönül kitabından okumadıysan
Ya para yapmaktır bütün emelin
Ya kahrın çekersin birkaç güzelin
Elifken bükülür dal olur belin
Gönül kitabından okumadıysan
Veya nâm u şâna doğru koşarsın
Dalkavuklarınla bir dem yaşarsın
Sağını solunu bir gün şaşarsın
Gönül kitabından okumadıysan
Zekâtı kıl-be-kıl hesâb edersin
Kârını gün ü gün kitâb edersin
La yerfen günü olursun nâlân
Gönül kitabından okumadıysan
Hak dersin Hakk için mal veremezsin
Kapından düşküne el veremezsin
Sevdâdan bahsetme dil veremezsin
Gönül kitabından okumadıysan
Bu düğümü Hayrânî [hiç] açamazsın
Aşkın bâdesini sen içemezsin
Bu candan bu tenden hem geçemezsin
Gönül kitabından okumadıysan
(Temmuz 1975, Erzurum)
Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 10, İstanbul 2013, 25-56.
Şâir Âmil Çelebioğlu
(Hayrânî)
NEJAT SEFERCİOĞLU