GÜMÜŞİ EBABİL
 
Söküp de çıkarsam zamanı
Yüzyılların yontulmuş günlerinden
Güneşi göğsüme yaslayıp da
Gezsem düşüncemin mevzilerinde
Bir gün karşılaşırız umuduyla
Kendimi sahillere vursam 
Açıktan koyuya serpilen okyanuslu ülkelerde
 
Gümüşi bir ebabil
İsyanı bastırırken içimizde
Leylekler selamını gönderir 
Sürgün edildiğim zindanlı mekteplere
kadınlar göğsünü gererken boş bulvarlar da
Ben başımı öne eğerim
kilitli taşların avuçlarında eriyen karlar
 
Gamlı havanın acısını çekince ciğerlerim
Sağır duvarların telaşını ben bilirim
O her gece esen çıplak rüzgarla
Sıcak geceleri giyer üzerine kalemim
 
Kuşlar gökyüzüyle tavaf ederken yeryüzü nü
Geçmişim beyaz bir sayfadır
Cahilliğimden ötürü.
Yalnızlık inatla yeşerirken 
Nadasa bıraktığım zihnimde
Artık el eleyim
İlham kuşum ebabille.