Mefâ’îlün/ Mefâ’îlün/ Mefâ’îlün/ Mefâ’îlün
 Hezec: . - - - / . - - - /. - - - / . - - -
1 Gülistân-ı hayâlümden yine bir mihrbân geçmiş
 Hırâm-ı nâz ile bir kâmet-i serv-i revân geçmiş
2 Sen ol nûr-ı siyâhı görmedün mi ey dil-i şeydâ
 Yanumdan bir siyeh-çerde güzel bir nev-cüvân geçmiş
3 O gül-ruhsârı gördükde gönüller çâk çâk olmış
 Kemâl-i hayretinden kendüsinden bâgbân geçmiş
4 Mukavves ebruvânın seyr iderken ‘âşık-ı zârun
 O hûnî gamzenün tîri cigerden nâ-gehân geçmiş
5 Süveydâ-yı derûnumda fetîl-i dâg-ı ‘aşkundur
 Muhabbet şem’ine gûyâ ki bir fânûs-ı cân geçmiş
6 O mâhun fikr iderken hey’et-i hüsn-i cihân-sûzın
 Derûnumdan yine sûzişli bir âh u figân geçmiş
7 ‘İlâcı n’eylesün cânâ dilümde zahm-ı nâsûrun
 Sakın merhem-resân olma o zahm-ı hûn-feşân geçmiş
8 Oturmış mesned-i i’zâza ‘aşkun nâz u şevketle
 Dilüm evrengine bir pâdişâh-ı kâm-rân geçmiş
9 Kitâb-ı hüsnini görmez ki varsun zevk-i ma’nâya
 Bu fenne olmamış vâkıf hezârân ‘âlimân geçmiş
10 Kimi cânın fidâ itmiş kimi mâl ü menâlün hep
 Bu vâdîlerde ey zâhid gürûh-ı ‘âşıkân geçmiş
11 Bu bâzâr-ı muhabbetde alan almış satan satmış
 Metâ’-ı cânı ‘uşşâkun ne rütbe râygân geçmiş
12 Biri tâkat getürmez pençe-i ‘aşka degil Behrâm
 Bu meydân-ı muhabbetden niçe bin pehlevân geçmiş
13 Beni bîdâr ider her şeb amân ol eşk-i hasretler
 Dü çeşmümden anunçündür benüm hâb-ı girân geçmiş
14 Ne cellâd-ı kazânun zîr-i destinde kalup şimdi
 Firâkunla hayâtından begüm bu haste cân geçmiş
15 Felek bilmem harâbâtî olanlardan ne istersin
 Benüm şimdi hesâbumdan dahı pîr-i mugân geçmiş
16 Benüm şâdân-ı hicrân mûris-i gamdur bana vuslat
 Dilümden ârzû-yı iştiyâk-ı mehveşân geçmiş
17 Ben ol mahrûm-ı dîdârum beni şâd itmedi devrân
 Ben [ol] mahzûn u nâlânum ki vakt-i şâd-mân geçmiş
18 Nigâh-ı iltifâtından bizi dûr eyledi Yâver
 Beni ol nâzlı cânâne rakîb-i bed-zebân geçmiş
 
1 Hayalimin gül bahçesinden yine bir yumuşak huylu ve naz ile salınan servi
boylu (güzel) geçmiş.
2 Ey deli divane gönül! Sen o siyah nuru görmedin mi? Yanımdan esmer benizli,
güzel, körpe bir fidan geçmiş!
3 O gül yanaklı (güzeli) görünce, gönüller parça parça olmuş. Çok şaşıran
bahçıvan bile kendinden geçmiş!
4 (Ey sevgili!) Ağlayan âşığın yay gibi kaşlarını seyrederken, o kan dökücü
süzgün bakışının oku, ansızın ciğerinden geçmiş.
5 Gönlümün tam orta yerinde, senin aşkının yarasının fitili vardır. Sanki sevgi
mumuna can fanusu geçmiş.
6 O ay (gibi parlak güzelin), dünyayı yakan güzelliğini düşünürken, içimden
yine dokunaklı bir ah ve feryat geçmiş.
7 Ey canım (sevgili)! Gönlümde nasırlaşmış yaran, ilacı ne yapsın? Sakın
merhem sürme. O kan saçan yara geçmiş/iyileşmiş.
8 (Ey sevgili!) Senin aşkın, naz ve büyüklükle ağırlama makamına oturmuş.
Gönlümün tahtına, isteğine kavuşmuş bir padişah geçmiş.
Mananın zevkine varmayan güzellik kitabını göremez. Bu ilme vakıf olmayan
binlerce âlim dünyadan geçip gitmiştir.
10 Ey zahit! Bu yollardan, kimi canını kimi de bütün mal ve varlığını feda eden
âşıklar topluluğu geçmiş.
11 Bu sevgi pazarında alan almış satan satmış. Âşıkların can sermayesi ne kadar
ucuza gitmiş.
12 Aşk pençesine, değil Behram hiç kimse karşı koyamaz. Bu sevgi meydanından
binlerce pehlivan gelip geçmiş.
13 O hasretten dökülen gözyaşları, beni her gece uykusuz bırakır. Bu nedenle iki
gözüme çok ağır bir uyku bastırmış. Aman yardım edin!
14 Beyim! Kaza cellâdının elinin altında kalan bu hasta can, ayrılığınla
hayatından geçmiş!
15 Felek, meyhane ehlinden ne istiyorsun? Bilmiyorum. Benim hesabımdan şimdi
meyhaneci de geçmiş.
16 Ayrılıktan mutlu olan benim. Vuslat, bana gam tarafından miras kalmıştır.
Gönlümden ay yüzlü güzelleri görme arzusu geçmiş.
17 Ben o güzel yüzlü (sevgiliden) mahrumum. Felek beni sevindirmedi. Ben çok
üzgün ve hüzünlüyüm. Mutlu olmanın zamanı geçmiş!
 
Dr. Kaplan ÜSTÜNER, ENDERUNLU HASAN YÂVER DİVAN [İnceleme-Metin-Çeviri-Dizin], https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10608,enderunlu-hasan-yaver-divanipdf.pdf?0