Mefâ’îlün/ Mefâ’îlün/ Mefâ’îlün/ Mefâ’îlün
Hezec: . - - - / . - - - /. - - - / . - - -
1 Gülistân-ı dilümde cilve-ger serv-i hırâmândur
‘İzârı gül gül olmışdur ruhı bir verd-i handândur
2 Nigâh-endâz-ı nâz olsa cihânı eyler âşüfte
O şûhun fitne-i çeşm-i suhan-sâzı ne fettândur
3 Ana müjgânı çün i’râb eger kim sâye-rîz olsa
Ruhı ol hurde hatlarla sanursın levh-i Kur’ân'dur
4 Dirîg itme amân ol merhem-i kâfûrveş sînen
Cigergâhum benüm sad şerha iden tîg-ı hicrândur
5 Katı bî-rahm imişsin böyle bilmezdüm seni cânâ
Nigâh-ı merhamet kıl [çeşm-i] Yâver'den akan kandur
1 Gönlümün gül bahçesinde görünen, salınan servidir; yanakları da gül gül
olmuş gülen bir güldür.
2 Nazlı sevgilinin bakışları, dünyayı baştan çıkarır. O şuh güzelin, konuşan
gözlerinin fitnesi ne kadar cazibelidir!
3 Kirpikleri ona düzgün konuşma ve hakikati öğretse, yardım etse/gölge saçsa;
yanağı, o ince hatlarla Kur’ân sayfası zannedersin.
4 Güzel kokulu o merhemi aman göğsünden esirgeme. Benim ciğerimi yüz parça
eden ayrılık kılıcıdır.
5 Ey canım (sevgili)! Seni böyle bilmezdim. Ne kadar acımasızmışsın! Yâver’in
gözlerinden akan kandır. Şefkatli bakışını gönder
Dr. Kaplan ÜSTÜNER, ENDERUNLU HASAN YÂVER DİVAN [İnceleme-Metin-Çeviri-Dizin], https://ekitap.kulturturizm.gov.tr/Eklenti/10608,enderunlu-hasan-yaver-divanipdf.pdf?0