Yürüdü gün boyu ayaklarımız
Derdimiz büyüktü yağardı gökten
Pervasız dünya sardı dört yanımızı 
Ve diken topladık kan damlasından
Öylece uzandık durmadan ufka
Ne umut yükledik ne medet dünden
Bir şafak estirir saçlarımda sen
Dokunan yeli içime çeksem
Hayale ram olan güneş gibisin 
Beni ısıtacak ışığı bulsam 
Alıp gül karası gözlerin seçer
Hapsetsem gün gelir tüm sevdaları
Bana yıkanacak ateş olursun 
Mahşerimsin kalpte duman karası
O vaha gözlerin gül goncasıdır 
Felek sen yıktın sarayımızı

Kırlangıç misali savurdun bizi
Süzüldük bir anda yol kıvrımına 
Bükülmüş giderken çok uzaklara
Sürgüne gönderdin tümden aklımı
Denizler taşırken sandalımızı 
Titrek dalgalar döverdi bizi
Ufukta korsansı bulutlar gezer
Korkular arafa yükselir birden 
Celladın darbesi yıkar enseden
Kan revan dökülür bakışımızdan
Fermanı kesilen mahkumlar gibi
Ayrılık seherde olur sanmıştım
Görmedik yaşanan son günümüzü