
Gönül Dostu Mu, Günün dostu Mu?
At izinin it izine karıştığı bir dönem yaşıyoruz. Kim kime ne söylüyor, kim kime atıp tutuyor belli değil. Belli olan bir şey varsa; o da dinleyeni yok. Alıcısı olmayan mal gibi konuşmalar orta yerde.
Rahmetli babam derdi ki; " Oğlum, insan yalan söylememeli, şayet yalan söylemek zorunda da kalacaksa irisini ufağına katmalı, ya içine rahmetlik katmalı yahutta uzak memlekete atmalı." Şimdi bakıyorum da, hani derler ya "ağzı olan konuşuyor" diye. Maalesef ağzı olan konuşuyor.
Ama ne konuşma. Hiç dikkatinizi çektimi acaba? Günde konuştuğumuz kelime sayısı ne kadardır diye. On binlerce kelimeye sahip bir dilimiz var. Ama biz hayatımızı maalesef 100-200 kelime ile idame ettiriyoruz. Hal böyle olunca da konuşmalarımız bayat, seviyesiz ve kabalaşıyor.
Her gün Tv programlarında sokak ağzıyla insanlar birbirlerine bağırarak bir şeyler anlatıyor. Veya anlattığını zannediyor. İnsanlar birbirlerine bağırığ çağırarakkonuşuyorsa bilin ki onların kalpleri birbirlerinden uzaklaşmıştır.
Bununla ilgili olarak bu ay BERİKAN Yayınlarından çıkan "ÇÖPÇATAN" isimli öykü kitabımdan bir kıssa anlatmak istiyorum.
Bilge bir kişiye, "insanlar neden kavga ederler" diye sorulduğu zaman; Bile kşinin cevabı " Kavga eden insanların kalpleri birbirinden uzaklaşır, dolayısıyla konuşan kişi kalben uzak olduğu kişinin sesini duymadığını zannederek yüksek sesle konuşma ihtiyacı duyar. Siz hiç iki sevgilinin birbirlerine sevgi sözcüklerini bağırarak anlattığını gördünüz mü? Sevgililer genellikle fısıltıyla konuşur. Neden? Çünkü; kalpleri birbirlerine o kadar yakındır ki bağırmalarına gerek kalmaz."
O halde ilk hamleyi karşımızdaki insanlardan beklemeyerek önce kendimiz sakin olmaya, sabırlı davranmaya ve dahası biraz yavaşlamaya çalışalım. Konuşurken karşımızdaki insanı rencide etmeden yüzüne, gözlerine bakarak konuşalım. Kendi gözümüzdeki merteği görmeyerek karşımızdaki insanın gözündeki çöpü aramayalım.
Bunu da yaparken gönül dostlarıyla beraber olalım. Günün dostlarıyla değil. Günün dostları haftanın her günü gökkuşağı rengine bürünüp her defasında farklı bir kişilikle karşımıza çıkarlar. Gönül ise bir insana dost dediyse o insanı bırakmamak gerekir. Çünkü gönül yanılmaz. Siz siz olun gönlünüzün sesini dinlemekten uzak kalmayın.
bercinmustafa@gmail.com
Mustafa Berçin