Eşsiz hayalinin peşine düşüp,

Bir ceylan ardından koştum erenler!

Ahiri hicriyle yaramı deşip,

Vuslatın hazzıyla coştum erenler!

Gönülden söyleşip, hakkı ünledim…
Aşkı feryat edip, aşkı dinledim
Bir gülün derdiyle zâr zâr inledim…
Kabıma sığmayıp taştım erenler!

Beş vakit diledim Yaradan’ımdan,
Billahi! Çok sevdim özge canımdan.
Sanki de yakındı şah damarımdan;
Onla vardım, onsuz “boş”tum erenler!

Avcı iken, vuruldum bir güzele
Mevsim bahar iken döndü gazele,
Dedim “ceren gel ömrümü tazele!”
Dedi “ruhsat yok ki!” şaştım erenler!

Vade kesmiş idik oysa cennete…
Niyazkâr ne desin o muhannete?
Medet umup Sultanımdan himmete;
Gönül dergâhında piştim erenler!