Açıp bir baksan ki neler yazılı,
Sevmeyeni sıkar gönül defteri…
Dili, her hicrandan dertli, sızılı;
Gülü, vuslat kokar gönül defteri…
Her sahifede gizli hüzün gezse de…
Okuyanlar muammalar sezse de…
Gerçek âşık şifresini çözse de…
Bazen zora sokar gönül defteri…
Bir yangından arta kalan ne varsa,
Hayali canlanıp önünde dursa,
Bir avcı ok atıp, kalbinden vursa;
Bir kor olup yakar gönül defteri…
Mevlâ’m her dem kulu imtihan eder…
Kimi sürur verir, kimi de keder.
“Nâme” Nihân olur, Afgan’a gider…
Yâre için döker gönül defteri…
Gözler söyler, kaşlar yazar sevabı…
Mihriban’dan alır gelir cevabı,
Badehşan’da kimler çalar rebabı?
Bitmez efkâr çöker gönül defteri…
Niyazkâr’ım kime derim derdimi?
Ser verdiğim, sırrım ele verdimi…
Desem “gönül, başın göğe erdi mi?”
Susar, ömrüm söker gönül defteri…
Tayyib Atmaca