Edvâr-ı nevâ-yı gam pervânede kalmıştır
Mansûr o peşrevde ser-hânede kalmıştır
 
Bâlâ-rev olan ancak manâ-yı mücerreddir
Tasvîri Mesîhân’ın büt-hânede kalmıştır
 
Rindân- ı harâbâtın himmetleri var olsun
Gencîne-i ma’muru vîrânede kalmıştır
 
Tutmuş o kadar zencîr-i ta’alluk kim
Ser rişte-i bî-kayd-ı dîvânede kalmıştır
 
Hep vârın" mestânın almış  o nigâh-ı mest
Var ise biraz neş’e meyhânede kalmıştır
 
Mecnûna melâmetde tartılmış idi Mansûr
Davâsının encâm- ı âyâ nede kalmıştır
 
Her subh gelip Gâlib deryûze eder hurşîd
Teh cür’a-i Monlâ kim peymânede kalmıştır