Yıllardır bekleriz, gün doğsun diye,
Cehalet korkunç dev, bekliyor yiye.
Gözümüz yollarda, haber yok, niye?
Yarın var Kezban’ın, berdel düğünü,
Olsaydın çözerdin, bu kör düğümü.
Yolumuz uzakmış, sebep bizde mi?
Öğretmen gelmiyor, suçu sizde mi?
Köylere ilgi yok, kentler gözde mi?
Meryem’in yaşı on, okusam derdi,
Babası kırk beşlik, hasmına verdi.
Küçük bir fidandık, kuruduk susuz,
Kabus her gecemiz, geçer uykusuz,
Nadide koksak da, olduk duygusuz,
Bahardık güz geldi, sonbahar oldu,
Daha hiç açmadan, çoğumuz soldu.
Kalsak da çaresiz, güçsüz çok naçar,
Burada bin bir renk, her çiçek açar,
Kentlerden daha hoş, kokular saçar.
Çocuklar gonca gül, bahçe vatandır,
Öğretmen demete, her gül katandır.
Kalp buruk, gözde nem, nasıl silelim,
Mutluluk ne demek, öğret gülelim.
Görmezsek gerçeği, nerden bilelim,
Çabuk gel gönlümüz, onmaz yâredir,
Öğretmen her zaman, derde çaredir.
Şahin Mutlu