GEDİKLİ GÜZELLEMESİ
 
Bura Gedikli köyü, suyu buz gibi akar
Nisan gelir ağaçlar beyaz tacını takar
Zeytinin gölgesinde, oğlaklarım meleşir
Dağdan inen aç kurtlar, oğlaklarım üleşir
Ataşın kızı çöker, tarhanayı yoğurur
Gedikli'de analar koç yiğitler doğurur
Arpa, buğday ekilir; sırasıyla biçilir
Bileylenir oraklar, buzlu sular içilir
Kızılkaya başına, güneş ışığı vurur
Kamıştan hasırlarda, kara mayalar kurur
Üzüm, incir, harnubu, sıra ile yetişir
Karatavuk, bülbüller, neşe ile ötüşür
Dağlarda erir karlar, Kırk Su köpürür coşar
Gürül gürül akarak, mavi baraja koşar
Kızılkuz’a çadırlar sıra sıra kurulur
Kara kazan altına, kuru kütük vurulur
Karasisin kalesi, taşır tarih izini
Nice zaman geçse de, bilmez kimse gizini
Çifte davul zurnayla, başlar düğünü toyu
Ya Varsak ya Türkmen'dir bu toprakların soyu
Ayıcık kayasında lale sümbüller açar
Gönücek Yaylası’na mis kokuları saçar
Karakaçan yorulmaz, besler İsmail ağa
Vazgeçmez şalvarından, ayak uydurmaz çağa
İhtiyaç duyar Gamsız, sabah iner Kozan’a
Yaşanır nice aşklar, hayat verir ozana
Silahını kuşanır, dağa çıkar kara kız
Yakar çoban ateşi korkuyu bilmez yalnız
Yaklaştırmaz kimseyi, yalı içer Aldabas
Yetmiş sekizden beri, Kara Hançer tutar yas
Bir tarafta mavisi, bir tarafta yeşili
Nergisli bahçelerde kuyuları eşili
Bahçenin kenarına taştan örülür duvar
Akşamüstü sağılır dağda yayılan davar
Portakal çiçekleri bambaşka koku yayar
Gelin olacak kızlar oğlaklarını sayar
Gün aşar Toroslar’dan koyun kuzu karışır
Yeni doğmuş Kuzular emmek için yarışır
Ölmez'in bir soyu da, bu topraklarda yaşar
Verimlidir her zaman ambarlar dolup taşar
 
 
                                                                     MURAT ÖLMEZ
                                                                        13.02.2014