GAZETE OKURU OLMAK
Uzun bir süredir pek gazete girmiyordu eve. Gazetelerle arama bir mesafe girmişti. Olan biteni televizyondan takip etmekle yetiniyordum. Oysaki salgın öncesi iyi bir gazete okuruydum. Hatta beğendiğim yazıları kesip bir kenara koyma alışkanlığım vardı. Tabii bu alışkanlığım yıllar öncesine dayanıyor. Sakladığım çeşitli gazete kupürleri hala kitaplığımın bir köşesinde dosyada duruyor. Zaman zaman nostalji yaptığım da oluyor.
Bugünlerde yine gazete okurluğuna döndüm. Gazete okurluğu çok başka bir şey. Nasıl bir şey derseniz şöyle tanımlayabilirim: Gazete okumak daha çok yönlü bir bakış kazandırıyor size. Özellikle köşe yazıları daha bir derin bakmanızı sağlıyor. Sayfa sayfa gündemi takip etmek, her sayfada farklı başlıklarla- ekonomi, siyaset, kültür sanat, spor vb. - ilgili haber yazılarına göz atmak, gündeme geniş bir açıdan bakmanıza yardımcı oluyor.
Bu arada şunu da belirteyim yeri gelmişken. Gazeteleri İnternet üzerinden okumaktan söz etmiyorum. Tıpkı kitapta olduğu gibi gazeteyi de elime alıp okumaktan keyif aldığımı söylemek isterim. Bu da bir tercih tabii. Ön yargılı bulabilirsiniz belki beni ama ben böylesini seviyorum. Elim sayfalara değmeli. Çantamda kitabıma ve okuyacağım gazeteye yer açmalı ya da koltuğumun altına okuyacağım gazete ya da kitabı şöyle bir iliştirmeliyim. Zaman içinde fikrim ve tercihim değişir mi bilmem. Hani derler ya, kağıda dokunmalı ve kağıdın kokusunu almalıyım. Bazı satırların altını çizebilmeliyim.
Gazete okurluğu çok başka bir şey. Gündemi gazete okuyarak takip etmenin ayrıcalığını hissetmişimdir her zaman. Televizyonda bazı önemli detaylar ve haberler yer almayabiliyor. Satırlar arasındaki ve çevirdiğiniz sayfalardaki gündemle yolculuk başka bir zevk. Farklı bir öğreticiliği var. Bazen televizyonların kaçırdığını gazetelerin bir köşesinde okuyor ve sadece gündeme takılmamış oluyorsunuz.
Gazeteler, gündemin dışında farklı başlıklara da.yer veriyor. Televizyonda da izleyebiliyorsunuz tabii bu tür haberleri ama okumanın tadı başka. Özellikle kültür sanat haberleri ve köşe yazıları benim için ayrı bir yer tutar. Keza bazı gazetelerin kitap ekleri çok zenginleştirir bakış açımı. Yeni çıkan kitaplar hakkında bilgi edinmek, kitaplara dair yazılanları okumak hem yararlı hem de keyifli bir okumadır benim için. Tanıtılan kitabı alıp okumasam bile o kitabın varlığından haberdar olmak önemlidir.
Son birkaç yıldır okuyacağım bazı eserleri bu şekilde seçmişimdir. Kısaca, gazete okurluğu başka bir şeydir. Uzun bir ara vermiş olsam da elime gazeteyi aldığım anda gündeme dair o keyifli ve ufuk açıcı yolculuk başlar. Tabii can sıkıcı ve üzücü haberleri izlerken nasıl üzülüyor ve birilerine kızıyorsanız okurken de aynı duyguları yaşıyorsunuz. Güzel haberler için de durum aynı. O haberleri izlerken hissettiklerinizi bu kez okurken hissediyorsunuz. İçinizdeki yaşama sevinci ve umut artıyor. Gündeme dair haberlerle baş başasınız. Bir başka sayfaya geçtiğiniz anda, olan bitenleri, başlıklar ve zaman zaman satırlar arasından okumuş oluyorsunuz.
Hiç gazete okumayanlara söyleyeceğim şudur: Nasıl ki hiç kitap okumayanlar çok değerli şeyler kaçırıyorlarsa gazete okumayanlar da o geniş bakış açısını kazanmaktan mahrum oluyorlar. Ama sözünü ettiğim gazete okurluğu yüzeysel okuma değil biraz derinlemesine okumadır. Sadece belli sayfalara takılmak değildir. Sayfaları hızla çevirip sadece başlıklara göz atmak değil, gazeteyle daha içli dışlı olmak ve gazete okurluğuna daha çok zaman ayırmaktır.
Göz atmak, derinlikli bir bakış değil yüzeysel bir bakış kazandırır ancak. Bazı kitap okurları da öyledir. Şöyle bir göz atıp kitaba değer biçmeye çalışırlar. Oysaki gerçek okur araştırır, ciddiyetle yaklaşır kitaplara. Unutmayalım ki okumak ciddi bir uğraştır ve ciddiyet gerektirir. Tabii bir de sabır ve sevgi. İşin ekonomik yanına da başka bir yazımda değinmek isterim. Çünkü gerçekten istedikten sonra gazete ve kitapla buluşursunuz.
Belki birkaç günde veya haftada bir gazete belki iki üç ayda bir kitap... İstedikten sonra öyle bir olur ki! Yeter ki siz okumak isteyin. Sevgiyle okumak ve çok yönlü bir okur olabilmek dileğiyle!
23 Temmuz 2021
Ahmet Zeytinci