-- . -- -- /-- . -- -- /-- . -- -- /-- . --
GAZEL (TAŞTİR )

(Nâbi'nin "görmüşüz " redifli gazeline )


Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz.
Mâh ziyâsın görmeden yârin izârın görmüşüz.
Aşk deyû gülzâra râm olmuş hezârın görmüşüz.
Câm-ı zerrinden içip közsüz bimârın görmüşüz.
Biz neşâtın da gâmın da rüzgârın görmüşüz.

Çok da mağrur olma kim meyhâne-i ikbâlde.
Sanma sensiz dünya bir hiç incelirsin haddede.
Sonra nefsin zor tutarsın hep yaşarsın arbede.
Bir bakarsın kimse kalmaz görme kendin âbide.
Biz hezâran mest-i mağrurun humârın görmüşüz.

Top-ı âhı inkisara pâydâr olmaz yine.
Münkesir-ül kalp yorulmuş sözle dağlanmış sine.
Buğz eder ağlar sehaib ah ederken her güne.
Târumâr olmuş gönüller istiyorsan bak düne.
Kişver-i câhın nice sengin hisârın görmüşüz.

Bir hurûşiyle eder bin hâne-i ikbâli pest.
Perperîşan âhüzârdan girye -perverd şimdi mest.
Kimse yok derken umutsuz ol Habîbim canda dost.
Hikmetinden sorgu olmaz işte bündar işte post.
Ehl-i derdin seyl-i eşk-i inkisarın görmüşüz.

Biz hadeng-i can-güdâzı ahdır sermâyesi.
Yengi ister yok hezîmet üstün olmak gâyesi.
Cevr ederken hep kazansın üste çıksın pâyesi.
Bî-nevâ bîtap düşerken âhüzârdır bünyesi.
Biz bu meydânın nice çâpük-süvârını görmüşüz.

Bir gün eyler dest-beste pây-gâhı câygâh.
Kande hodbin kande agnâ işte yoksul vah ki vah.
Bendegân dîvânda bekler her duruş sessiz izah
Kalb-i nâ-şâd iç huzursuz ah içinden taştı ah.
Bi-aded mağrûr-ı sadr -ı i'tibârın görmüşüz.

Kâse-i deryûzeye tebdil olur câm-ı murâd.
Dil-i nâşâd cümle canlar siz sürerken saltanat.
Câm kırılmış mey dökülmüş bitti bak ahsen hayat.
Bâb-ı hikmet dinle Taşkın Nâbi'den al maslahat.
Biz bu bezmin Nâbîyâ çok bâde -hârın görmüşüz.

NECİBE TAŞKIN ÇETİNKAYA

ARUZ : fâilâtün / fâilâtün / fâilâtün / fâilün

TAŞTİR : Bir gazeldeki beyitlerin mısraları arasına başka bir şair tarafından üç dize yazılmasıyla oluşan nazım biçimidir. Eklemeler, asıl gazelin ölçü ve uyağıyla uyuşmalıdır. Ayrıca konu bakımından da asıl gazele uymalıdır.