Gazel

 

Âyîne-dâr-ı ibret olup âsiyâ bana

Oldı medâr-ı çarh-ı felek rû-nümâ bana

 

Bir üstühâna kendisi muhtâc iken henüz

Düşmez hayâl-i sâye-i bâl-i hümâ bana

 

Âfâkı tutdı baht-ı siyâhım misâl-i şeb

Vermez henûz necm-i sa’âdet ziyâ bana

 

Pür-âhım açdı gonca-i dâgın hezârını

Şâyeste nâm-ı bülbül-i âteş-nevâ bana

 

Vermez gezer o meh-veş ile der-kenârda 

Sûy-ı visâle cûşiş-i hûy-ı hayâ bana

 

Tîg-ı nigâhı kat’ ideli iltifâtını

Bîgânedir mu’âmele-i âşinâ bana

 

Rûhun telezzüzüyle gelir kalbe inbisât

Hikmet bu sırrı kıldı beyân hoş-sedâ bana

 

Ârif Hikmet (1283). Dîvân-ı Hikmet. İstanbul: Matbaa-i Âmire. 128.

 

Şeyhülislam Şair Ahmet Arif Hikmet Bey