Güllere konmayan, bülbülü nedem
Bir tutam saçını, bergüzâr edem
Sevdâ çöllerinde, aşkını güdem
Meccanen çobanın oldum, bilesin
Gönlümü sunmuştum, hani nic’ettin
Aşılmaz dağları, bana güç ettin
Sevgimi almadın, sende heç ettin
Yağmuru salmadın, soldum bilesin
Beni aramayıp, saldığın derde
Ateşin yanıyor, verdiğin yerde
Gözlerin sır oldu, bilmiyom nerde
Sensizlikte, sende doldum bilesin
Kepeneği alıp gidem, dağlara
Bir selâmın gelsin, gayrı sağlara
Yüreğimde erittiğin, yağlara
Sevmez olduğunu, yordum bilesin
Gelmez oldun, fizanda mı yolların
Sarmaz oldun, kırıldı mı kolların
Bir gül idim, çekemez mi dalların
Sarvân gelmiş, seni sordum bilesin
Mecnunun sevdâsı, yüceden yüce
Gün yüzü görmedim, olmuşsun gece
Dillerim lal oldu, söylemem hece
Cefalara sende kardım, bilesin
Bir karasevdâya, sattığın için
Kimsesiz kullara, kattığın için
Beni hor görüp de, attığın için
Bağrıma taşları, sardım bilesin
Şahamettin Kuzucular
dim bilesin