ADANALI  ÂŞIK FEYMANÎ ‘DEN,  FERRAHİ USTA
 
01-03 Temmuz  2011 tarihlerinde Bursa Yıldırım Belediyesinin Geleneksel olarak düzenlediği 7. Âşıklar ve Şairler şöleninde bir çok şair ve âşık dostumla görüşme fırsatını buldum. Bir çoğunu uzun zamandır görmemiştim. Hasretle kucaklaştık. Bunlardan biride günümüzde  âşıklık geleneğinin önde gelen usta âşıklarından Asıl adı Osman Taşkaya olan  Âşık  Feymani.
 
Bir süre Feymani usta  ile sohbet ettikten sonra söz döndü dolaştı, Ah neyleyim gönül, Bir yare gönül verince, Ela gözlü nazlı yari, Vücudum şehrini seyran eylerken gibi türkülerini bildiğimiz asıl adı Mehmet Ali Ergat olan,  Adana’lı  Âşık Ferrahi’ye geldi.
 
Ben az da olsa Ferahi’yi türkülerinden tanıyordum, ama Usta bir âşığı yine usta bir âşıktan dinlemek çok farklı idi. Feymani usta  kendisini görmüş, birlikte anıları olmuştu. İşte bunun için oldukça önemli idi Ferahiyi, Feymani’den dinlemek.
Hem çaylarımızı içtik, hem de bana Âşık Ferrahi’den kesitler anttı Feymani usta.
 
1934 yılında Mehmet Ali, (Âşık Ferrahi) dünyaya gelir. Babası  Mustafa Ergat,  annesi Emine hanımdır.  Küçük yaşta babasını ve annesini kaybeden Ferrahi daha sonra Halil Turan'a besleme olarak verilir. Uzun zaman çobanlık yapar.

 Çobanlık yaptığı günlerde okuma yazmayı öğrenir. Sığır güttüğü değneğini saz yaparak şiirler söyler. Gençlik  şiirlerini  ''Mahsun Çocuk'' adını verdiği bir defterde toplar. 

1954 yılında İstanbul Ayazağa ve Zeytinburnu Süvari Bölüğü'nde askerdir  Ferrahi. Ancak askerliği sırasında tüberküloz hastalığına yakalanır ve hava değişimi için köyüne gönderilir. Hastalık geçmediğinden asker ocağına dönemez. 

Ferrahi'nin verem olduğunu anlayan dayısı, kendi çocuklarını bu bulaşıcı hastalıktan korumak için Ferrahi’yi evinden uzaklaştırır. Böylece Ferrahi de köyünü terk eder veya terk etmek zorunda kalır. 
 
Aşık olduğu Emine isimli kızı istemesine rağmen ağası tarafından evlenmelerine izin verilmez.  Ferrahi sazını alarak diyar diyar dolaşır.
Âşık meydanlarına çıkmaya başlar. Düzenlenen şenliklerde, sazıyla sözü dost olunca, Âşık Ferrahi'nin bütün yurt köşelerine yayılan şöhreti ortaya çıkar. 

  
   1960-1961 yıllan Kıvrıklı Köyü'nden Adana'ya göç eder.  


Başta Adana Radyosu olmak üzere İzmir ve İstanbul Radyolarında da programlar yapar. Yaptığı programlarda okuduğu ''Ela gözlü nazlı yari'', ''Ah neyleyim gönül senin elinden'' türküleri çok beğenilir.

 Askerde iken yakalandığı  hastalık ilerler.Gırtlak veremi olan ferahi  çalar fakat söyleyemez. Kızı Emine'ye beş yaşındayken hem okuma-yazmayı, hem de saz çalıp türkü söylemeyi öğretir Ferrahi. 

Kendisinin sazı ve bilgisi,  Emine'sinin sesi vardır.  Kendisi çalar, Emine okur türkülerini.
 
Kendisinin çalıp kızının okuduğu ''Ela gözlü nazlı yari'' türküsüyle Başta Konya Âşıklar Bayramı olmak üzere çok yerde birincilikler alır.
 
Bir taraftan  çaylarımızı içerken bir taraftanda usta anlatıyordu. Sonrasını  Adana’lı Âşık Feymani şöyle anlattı.
-1969 yılının 22 Nisan'ında, Abdulvahap Kocaman’la Adana’daki evine sabah sabah ziyaretine gittik. Ağır hasta idi Ferrahi. Bu hastalıkla baş edemeyeceğini biliyordu. Hayatının  verimli çağında, razı değildi bu dünyadan gitmeye . Otuzbeş yaşındaydı…. 
 
Ama biz ümitsiz değildik. Allah 'tan ümit kesilmez derler ya....Zor konuşuyordu. Ferrahi’nin yanına oturdum. Sabah saat 08.00 sıralarıydı. Bir ara gözlerimize baktı. Eğilerek ve nefesi yettiği kadar şu şiiri söyledi.
 
Vahap Kocaman’la, Âşık Feymani
Sabah sabah hoş geldiniz haneme.
Ömrümün dünyalık en son zamanı
Sabah sabah hoş geldiniz haneme.
 
Ah Eminem hasretine yandığım,
Aşkı ile pervaneler döndüğüm,
Dert bohçası imiş, ömür sandığım
Sabah sabah hoş geldiniz haneme
….
Ferrahi  bir uğrak verdik dünyaya
Bazı atlı gezdik, bazı da yaya
Elveda etmeye, helâlleşmeye
Sabah sabah hoşgeldiniz haneme.
 
Bu şiiri dinlerken  Abdulvahap Kocaman'da Fermani de gözyaşlarını tutamazlar.
Ve aynı gün Aşık Ferrahinin ölüm haberi duyulur.
 
Ben de bir ustadan duyduklarımı aktarmaya  çalıştım bu yazımda. Bu geleneğimizi sürdüren halk ozanlarımızdan hayatta olanlara uzun ömürler, aramızdan ayrılanlara Allah'tan  rahmet dilerim.