Hep bir şeyler sarsmalı mı bizi kendimize gelmek için. Fırtınalar kasıp kavurmalı mı ortalığı! Toprak kaymalı ve sürüklemeli mi güzelim hayatları ve umutları! Depremler karanlığa mı boğmalı! Yıkıntılar arasından uzanan bir elin sıcaklığını hissedip, yaşama sevincinin ölüme meydan okumasına mı tanıklık etmeli insanoğlu! Çetin bir felaketler zinciri yaşıyor insanlık kimi zamanlar. Yaşam savaşı, bu doğal afetlerin karşısında gerçek sınavını veriyor. Sabır, inanç, yaşama sevinci ve insani duygular, o tablonun içinde yaşamın sürekliliğinde en büyük rolü, hatta baş rolü oynuyor. Insanlığımızla, yaşama bağlılığımızla tutunuruz kurtuluş umuduna. Enkazın altındaki dünyayı hayal bile etmek istemez insan. Karanlıktan aydınlığa elini uzatmak, sıkışıp kaldığımız bir yerden hayata tutunmak nasıl bir ruh halidir kim bilir! Suyun, toprağın veya rüzgarın "can alıcı" ve "yıkıcı" bir güce sahip kılındığı an, insanoğlu ne kadar da çaresiz ve ürkektir. Ta ki yüreğindeki inancı, yaşama isteğini keşfedene kadar. Felaketler baş gösterdiği zaman; zorluklar karşısındaki duruşumuz, yaşama isteğimiz, inancımızdaki samimiyet ve mücadeleci yanımız gerçek sınavını verir. Artık, inancımızı, mücadeleci yanımızı ve yaşama devam etme isteğimizi eyleme dönüştürme zamanı gelmiştir. Eyleme dönüştürebildiğimiz o duygularla hayata tutunabiliriz belki de. Tutunamazsak bile, mücadele vererek, bir nevi yaşam savaşındaki cepheden kaçmayarak, yaşamak ve belki de yaşatmak için son bir hamle yapmak, hayata cesurca veda etmektir. Düşünüyorum da en büyük felaket; yanlış kader anlayışımızdan, işimizi şansa ve tesadüflere (!) bırakmaktan, tedbir ve takdiri yan yana düşünmemekten, kısacası yaşamak için payımıza düşeni yapmama acizliğidir. Işte bunun farkına vardığımız gün, sanıyorum, insanca duruşumuzla ve doğru inancımızla her felaketin karşısında örnek bir mücadele sergileyebiliriz. BIZE BAHŞEDILEN HAYATA SAĞLAM VE DOĞRU BIR INANÇLA SAHIP ÇIKMAYI BILMEK EN BÜYÜK ADIMDIR. TEDBIR VE TAKDIR ANCAK BU ŞEKILDE HIKMETINI GÖSTERIR. 
          "TEDBIR KULDAN TAKDIR YÜCE ALLAH'TAN"
 
Not: Yazımın ilham kaynaklarından biri, sayın Aytül Kaplan'ın ayın yazısı seçilen " Aman Allah'ım Kıyamet mi Kopuyor!" adlı yazısıdır. Tekrar, kalemine sağlık demeyi bir borç biliyorum. Saygılarımla.