Sen yoksan, hayatta nefes...
Alsam da bir almasam da
Mahpus kuşum, dünya kafes
 Dalsam da bir dalmasam da
 
Yıkıp geçtim tabuları
Derdest ettim yapıları
Açılmayan kapıları...
Çalsam da bir çalmasam da
 
Yüzdüm efkârın deminde
Boğuldum gözün neminde
Bu hayat cehenneminde...
Kalsam da bir kalmasam da
 
Uçtu kafesinden kuşum
Omzundan yoksundur başım
Kalmadı akacak yaşım
Silsem de bir silmesem de
 
Mesken ettim yüceleri
Şahit tuttum heceleri
Yaş döktüğüm geceleri...
Bilsem de bir bilmesem de
 
Gayri görecek ne kaldı?
Sefa sürecek ne kaldı?
Sana verecek ne kaldı?
Gelsem de bir gelmesem de
 
Hasretin gönül dağlarken
Gözümde yaşlar çağlarken
Yürekçiğim kan ağlarken...
Gülsem de bir gülmesem de
 
Acıların kızağında
Feleğin kör tuzağında
Yakınında, uzağında...
Olsam da bir olmasam da
 
Göklere değerken başım...
Tuna gibi aktı yaşım
Yüreğinde mezar taşım
Ölsem de bir ölmesem de
 
                                   M. NİHAT MALKOÇ