153
mefʿūlü fāʿilātü mefāʿīlü fāʿilün

Fānī cihānda gerçi ki çoḳ ġonca-leb güler
Her kim gülerse gül gibi hep bī-sebeb güler

Baş götürürken iki omuzında mār·ı zülf
Ḍaḥḥāk gibi lebleri nice ʿaceb güler

Biˀllāhi ey bahār nice ʿadldür bu kim
Bülbül hep aġlamaḳla geçer ġonca hep güler

Germ olduġınca meclis·i ʿuşşāḳ·ı mey-perest
Aṣḥāb·ı şevḳ girye ider bī-edeb güler

Ḫōrşīd·i rūzı şemʿ·i şeb-efrūzı neylesün
Bir ḥüsn ister ehl·i naẓar rūz u şeb güler

Pervāne gerçi ẖandesine şemʿuñ aldanur
Bilmez anı ki çoḳ kişi vaḳt·i ġaẓab güler

Gül-zār·ı ḥüsn içinde açılur gül·i murād
Her ġonca-leb ki būse idicek ṭaleb güler

Aġlar Necātī ḥasret ile çaḳ şu ḥadde kim
Bezm·i ṣafāda Ḫusrev·i ʿālī-neseb güler
 
Ali Nihad Tarlan, Necāti Divanı -