mefʿūlü mefāʿīlü mefāʿīlü feʿūlün
 
1.
a.
Ey ẖāṭır·ı āşüfte şol iki gözüm aydın
 
b.
Cān gibi göñül şehrine gelmiş gözüñ aydın
 
2.
a.
Meh bürcine çıḳ gün gibi ṭoġ luṭf yüzinden
 
b.
Ẓulmet gicesinde ḳoma ʿuşşāḳı ay aydın
 
3.
a.
Ser-geşte benüm gibi ne yirde ve ne gökde
 
b.
Zülfüñ ġamı ̮ile oldı seḥer yilleri miskīn
 
4.
a.
Ḫāl ü ẖaṭuñuñ ḳıymeti çaḳ Rūm ẖarācı
 
b.
Zülf·i siyehüñ muştuluġī Çīn ile Māçīn
 
5.
a.
Ey māh-cebīn saña güneşsen didügin dil
 
b.
Göklerde melekler işidüb eyledi taḥsīn
 
6.
a.
Ḫōrşīdi görüb ḥüsnüñe maġrūr olursın
 
b.
Āyīne her-āyīne ider kişiyi ẖōd-bīn
 
7.
a.
Şiʿrinde ruẖuñ vaṣfını itdükce Necātī
 
b.
Mecmūʿa·i gül gibi olur sözleri rengīn
 
Ali Nihad Tarlan i, Necāti Beg Divanı, Istanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1963);