Takvimler 29 Eylül'ü gösterirken, yeni bir oluşumda yer almak, Esas -Deri resmen kurmak,sitede yazı ve şiirlerinden tanıdığımız gönül dostlarıyla tanışıp bir arada olmak için, yüreğimizde coşkuyla, Hatay-Dörtyol 'a dogru, yola revan olduk.
   Yazacağım çok şey olduğu için yolculukla ilgili birşey yazmaya cağım Dörtyol 'a geldiğimizde Şehamettin Bey bizi karşıladı ve öğretmen evine götürdü. Odamıza yerleştik, yol yorgunluğunu bir nebze olsun üzerimizden atmaya çalışırken ,akşam Şehamettin Bey bizi alıp evine götürdü. Kapıda bizi eşi Sibel Hanım ve dünya tatlısı kızı Almila karşıladı.Sibel Hanım öyle candan öyle güleryüzlüydü ki ,kendimizi kırk yıllık dostlarımızın evinde gibi hissettik. Tam bir Anadolu misafirperverliğiyle bize evimizin sıcaklığını hissettirdiler.
   Şehamettin Bey'i Eskişehir 'e geldiğinde tanıma fırsatımız olmuştu. Fakat bir iki saat gibi kısa bir zamanda yeteri kadar sohbet edememiştik. Gerçekten de orada kaldığımız üç gün boyunca ne kadar mütevazi ve misafirperver olduğuna şahit olduk. Fakat şunu da yazmadan geçersem Sibel Hanıma haksızlık etmiş olurum :Bir evin erkeği ne kadar misafirperver olursa olsun, eğer hanım istemez ise evine misafir getiremez. Getirse bile hanımın yüzünden istemediği okunur. O nedenle önce takdirlerimiz ,gidene kadar o sımsıcak gülüşüyle hep yanımızda olan bizi hiç yalnız bırakmayan Sibel Hanım 'a sonra Şehamettin Bey 'e. (Kusura bakmayın Şehamettin Bey. İçimden gelenleri yazdım )
   Minik Almila 'yı anlatmak için sayfalar dolusu yazmam gerekir. Anne ve babanın o içtenliğini ve samimiyetini minik prenseste fazlasıyla görmek mümkün. Üstelik bir okadar da zeki, akıllı ve cıvıl cıvıl. Gece boyunca hünerlerini bütün sempatikliğiyle gösterip gönlümüzün neşesi oldu. Bu arada Şehamettin Bey gelecek olan konuklarıyla sürekli irtibat halinde epeyce bir telefon trafiği yaşadı. İlerleyen saatlerde Yusuf Bilge Bey'in geldiğini öğrenince, vaktin geç olmasına rağmen onu da alıp evine getirdi. Yusuf Bey le tanışma faslından sonra Şehamettin Bey le aralarında Türk dilleri ve yazılı belgeler konusunda koyu bir sohbet başladı. İkisi de konuya son derece vakıf olduklarından bize de onları hayranlıkla dinlemek düştü. Eğer yorgun olmasaydık sanırım bu sohbet sabahı bulurdu. Müsade isteyerek kalktık. Şehamettin Bey ertesi sabah kahvaltıda görüşmek üzere bizi öğretmen evine bıraktı.
   Bu bizim Dörtyol`daki ilk günümüzdü. Daha anlatacağım çok anı olduğu için şimdilik yazımı burada noktalıyorum. Sakın bitti sanmayın, devamı gelecek. Saygılarımla.