ERGENEKON DESTANI
Oğuz Kağan’ın soyundan,
Gelmiş bir alp erdi İl Han.
Gök Türklere kağan oldu,
Güçlü bir hükümran oldu.
Oklarının ötmediği,
Kollarının yetmediği,
Nerde ise, hiç il yoktu,
Bu kadarı artık çoktu.
Tüm kavimler birleştiler,
Gök Türkler’e harp açtılar.
Başlarında Sevinç Han’dı,
Korkusuz bir kahramandı.
İl Han bunu haber aldı,
Bir hileli düzen buldu.
Topladı tüm, çadırların,
Sürüleri, aygırların.
Çevresini hendekledi,
Düşmanlarını bekledi.
Geldi beklediği düşman,
Başlarında da Sevinç Han.
Bir yaman savaş başladı,
Oklar, kılıçlar işledi.
On gün sürdü zorlu savaş,
Kanlara bulandı dağ, taş.
Gök Türklerin çerileri.
Sevinç Han’ı sürdü geri.
Toplanıp akıl yordular,
Şöyle karara vardılar.
Sevinç Han tedbir istedi,
Beylerine şöyle dedi.
“Biz bunları vuruşarak,
Yok, etmemiz zor muhakkak.
Bir hileye başvuralım,
Onlara tuzak kuralım”
Şafak vaktini seçtiler,
Birden hücuma geçtiler.
Gök Türklerle kapıştılar,
Sonra birden sıvıştılar.
Yenilmiş gibi yaptılar,
Hile yoluna saptılar.
Çadırları topladılar,
Bıraktılar ne yok ne var.
Çekildiler geri geri,
Gök Türkler’ in çerileri,
Peşlerinden geldi ama
Tutuldular bir kapana.
Sevinç kağanın ordusu,
Kurdu Gök Türklere pusu.
Dönüp birden saldırdılar,
Göktürkleri hep kırdılar.
Sevinç Han galip gelmişti,
Kaderi ona gülmüştü.
İbrahim Sağır