Duyu aktarması:

 

Temel Anlamıyla beş duyu organımızdan birine özgü olan bir sözcüğün, bir başka duyuya aktarılmasıdır. Bilindiği gibi insana ait beş duyu vardır:

a) İşitme duyusu

b) Koklama duyusu

c) Görme duyusu

d) Dokunma duyusu

e) Tatma duyusu

Nesnel âlemdeki nesneleri bu duyularımızdan birisi veya hepsi ile birden algılar ve değerlendiririz. Bizim dışımızdaki nesneler ile bu duyularımızdan birisi veya hepsi ile birden iletişimde bulunarak dış âlemdeki nesneleri bu duyularla kavrar ve anlamlandırırız. Bu duyularımızla kavradığımız nesneler ile bu nesneleri karşılayan göstergeler olan sözcükler arasında bu duylarla edindiğimiz pek çok zihni intibalarımızla bu duyularımız sayesinde o nesnelere ait zihnimizde uyanan kavramlar vardır. Belleğimizdeki sözcüklerle bu sözcüklerin zihnimizde uyandırdığı izlenimlere is kavram adı  verilmektedir. Kavramlar, kavramları karşılayan sözcükler ve nesnelerden duyularımızla elde ettiğimiz veriler arasında çok sıkı ilişkiler ve ilintiler kurulur.

Nesnelerin ve Fillerin sözcükler vasıtası ile zihnimizde oluşan anlamlandırmaları arasındaki irtibatlar bir takım çağrışımlar ve bağdaştırmalar yapar. Söz gelimi taş sözcüğünün zihnimizde   oluşturduğu izlenimlerin zihnimizde yarattığı kavramın ve betimlemelerin temelini  " taş " sözcüğünün sembolize ettiği nesneye ait olan duyularımızla ilgili tespitler oluşturur. " Taş " sözcüğünün temsil ettiği nesneye ait bilgileri zihnimize betimleyen faktörler "taş" nesnesinden duyularımızın aldığı anlamlandırmalar ve değerlendirmelerdir.

Duyularımızın her birinin kendine özgü bir algılayış yöntemi ve yönleri vardır. Görme duyumuzun yetilerine işitme, dokunma duyularımızın yeteneklerine, tatma duyumuz vakıf değildir.

Örneğin " Bulut" nesnesine sadece gözlerimiz vakıf olabilir ve algılayabilir. Ama gözümüzün algıladığı bulut kavramının verdiği bilgiler diğer duyularımıza  algılama hakkında fikirler verecektir. Yani dokunma, tatma, işitme, koklama duyularımızın algılayamadığı bulut hakkında görme duyumuzun yardımı ile yumuşak, hafif, akışkan vb gibi algılar üretiriz. 

Örneğin suyun niteliklerini gözümüzle, dilimizle ve dokunma duyumuzla da algılarken bu nitel özellikleri kavrama ve algılama özelliklerimizde bazı ortak noktalar da bulunur. Örneğin suyun akışkanlığını bir kaç duyumuzla da anlayabiliriz. Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi bir  duyularımız arasında  bazı benzer algılayış noktaları da bulunmaktadır.

Duyu aktarımları bu duyularımızın ortaklaşa çalışma yöntemlerinin birbirleri ile ilişkilendirilmesi neticesinde oluşturulur. Bu bağdaştırmalara da zihnimiz o yüzden karşı koymaz ve bu aktarmaları  mantıksız olarak kabul etmez.

Duyu aktarması bir veya birkaç duyumuza ait bir özelliğin diğer duyulara da aktarılmasıdır. Bir duyu ile ilgili bir kavramanın ve özelliğin diğer bir duyumuz için de kullanılmasıdır. Böylece tat alma  duyusu ile ilgili bir özelliğin  İşitme duyusuna, koklama ile ilgili bir özelliğin, dokunma; işitme duyusuna ait bir özelliğin görme duyusuna aktarılması gibi...

Sıcak bir gülüş

Karanlık bir fikir

Çiğ sözler

Acı bir tebessüm

Kadife sesli bir sanatçı

Topallayan görüşler

Aksak br ses tonu ile konuşuyordu.

Yumuşak bir ses tonuyla konuştu

Onun sert bakışları insanları kırıyordu.

Örneğin: Sıcak bir sözle cevap verdi. Cümlesindeki sıcak sözcüğü dokunma duyumuzla algılanabilecek bir algılama türü iken, sıcak sözcüğü işitme duyumuza ait bir algılama imiş gibi ifade bulmuştur.

Aksak bir ses ile konuştu. Cümlesinde aksaklık görme duyumuzla algılanabilir ama bu Cümlede yine işitmeye dayalı bir algı ile izah edilmiştir.