Osmanlıca yazılışı: dûrbâş- dürbâş : دورباش

 

(Fars. dūr “uzak” ve bāş “ol” ile dūr-bāş)

 

Eskiden büyük devlet adamlarının yanındaki muhafızların ahaliyi devlet adamlarından uzak tutmak için kullandıkları “uzak ol!”, “ çekil”, “uzakta dur emrine dürbâş derlerdi. Halkı devlet adamlarından uzak tutan korumalara, koruma çavuşlarına ve kullandıkları eğri sopalara da çevgân veya dûrbâş deniliyordu.

Eski devre ait kaynaklardan edinilen bilgilere göre ellerinde eğri sopalar taşıyan korumalar, vezir, vüzera veya önemli devlet adamlarının önlerinden gider;  ellerindeki dûrbaş veya çevgân denilen sopaları sallayarak ahaliye “ dûrbâş “ diye bağırırlardı.

 

 Durbâşan (ﺩﻭﺭﺑﺎﺷﺎﻥ) i. (Fars. çoğul eki -ān ile) Ahaliyi Devlet büyüklerinden uzak tutmak ile görevli olan koruma muhafızları

 

Tasallur eyleme halk üzre dûrbaş olma    Nâbi

 

Dûrbâş oldukça kendin lütfuna makrun bulur    Sabit

 

Ol dâver-i kerim ki serheng-i devleti

Ne svat-ı dûrbâş ne âvâz-ı lâ bilir     Nazim