Eşkinle gönlüme akan demi içtim kaç zamandır
Hayallerimi harlayan kirpikler ne de yamandır
Efkâr bacasından tüten yüreğimdeki dumandır
Gel de şu reva gördüğün eziyete ‘Dur!’ de artık.
Fırtınalarda geziyor ruhum hoyrat, fütursuzca
Dala çarpıyor avare, yaprak misal umursuzca
Hayata kement atmaya çalışıyor düstursuzca
Gel de şu reva gördüğün eziyete ‘Dur!’ de artık.
Yaşamdan lezzet alamam perperişan ettin beni
Dünyaya geldiğime bin defa pişman ettin beni
Hiç mi acıman yok senin düşe kurban ettin beni
Gel de şu reva gördüğün eziyete ‘Dur!’ de artık.
Rüyalarda buluşalım az; zulmetme hiç değilse
Zalim kaleminden çıkan kanunlarınca kabilse
Affeyle mutmain olsun yanan bu yürek gafilse
Gel de şu reva gördüğün eziyete ‘Dur!’ de artık.
Mahfî’yi mahvetme artık sonu nereye varacak
Kaldı mı ki başka sîne tam ortasından yaracak
Mizana kalsa vicdanın dünyayla göğü karacak
Gel de şu reva gördüğün eziyete ‘Dur!’ de artık.
Hakan SUNA