7. saatlik bir yolculuktan sonra vardığımız dörtyol ilçesi öğretmen evinde arabadan iner inmez merdivenlerin başında birinin bize karşı yürüdüğünü ve yanımıza varmadan Şahin öğretmeni fotoğrafından tanı
mış olacakki Şahin öğretmene ismi ile hitap etti , bana dönüp Ecir hocam deyince cevabı bekeldiğimi sezmiş olacakki, ben Şahamettin demezmi, Şahamettin bey'i fotoğraflarından tanıyorduk foğrafta simsiyah tril tril saçları pala bıyıkları ile yağız bir Anadolu delikanlısı imajını yaratmıştı artist gibi adamdı gözümde, Seferi hocamı hayal ederken avrupada yaşıyan yaş olarak kemale ermiş zarif ve alımlı bir hanım olarak resim çiziyordum, onu biraz kilolu ve yaş olarak çok genç gördüm, Tayyip bey kendi fotoğrafından daha yakışıklı diyebilirim, keşke bir misafir olarak değilde, organizasyonun başında olan biri gibi daha sıcak ve sevecen olsaydı, belki fıtratı böyle bilmiyorum, ancak misyonuna ve bilgisine olan hayranlığımdan dolayı olacakki kendisini çok seviyorum ve buda kusurlarını örtüyor.
Yusuf bilge hocam çok karizmatik, her halı her tavrı ile farklılığını ortaya koyuyordu, şiirleri tıpkı kendisi gibi karizmatik ve farklı bir tarz. diğer arkadaşlara gelince hepsi yaşını başını almış ununu elemiş eleğini asmış üstadlardı, arabaya binerken bir an ben şimdi bu arabada kalburüstü şairlerlemi beraberim yoksa bir sürü emeklilerlemi beraberim,Dıştan bakınca emekli gurubu , içten bakınca ilim ve irfan gurubu olarak görülüyordu hepsi. herşey çok güzeldi, bunu üstadlarım yazdılar, bense Dörtyola meftun oldum, bir ara nerde ise evlerin bahçelerine dalıp portakal hırsızlığı yapacaktım, Allahım o ne güzel görüntü öyle, yöresel yemekleri bedesten, kahvaltı sofrası tabiat güzelliği mühteşem, gördüğüm ve konuştuğum kadarı ile insanları cana çok yakın ve misafirperverdiler, hernekadar Şahamettin hocam bizi portakal konusunda ekmiş olsada kendisini...
Sıcak kanlılığı ve arkadaş canlısı tavırları. Seferi hocamı ,gördüğüm ve tanıdığım tüm üstadlarımı ömrüm boyunca unutmayacağıma huzurunuzda yemin ediyorum, kalın sağlıcakla.
Musa Serin