Usul usul eserek ılık iklimi ile,
Dönmeliydi bu devran, doğum gününse bugün.
Hoyrat bir rüzgâr olup gönlümü bile bile,
Neden savurdu buhran, doğum gününse bugün?
Nâiflik, insanlığa etmeyince kifâyet,
Hayrı terk ettim birden, şerde gördüm kerâmet.
Günâha girdiğimde sanki koptu kıyâmet.
Huzur verseydin bir an doğum gününse bugün.
Ansızın saâdeti kovalayıp hânemden,
Altın olan sükûtu çaldın ya hazinemden,
Âh dilimden gitmedi, ıstırap da sînemden.
Senden gelseydi derman, doğum gününse bugün.
Hadi âsice bağır; duysun duymayan sağır.
Nefesin kesilmeden beni yanına çağır!
Hayâlinin hapsinde çürüdüm ağır ağır...
Dünyam olmazdı zindan, doğum gününse bugün.
İnadını her dâim ayırmadan özünden,
Dönülmez yemin gibi vazgeçmeyip sözünden,
İntikâma boyanmış çilesinin yüzünden,
Utansın şimdi zaman, doğum gününse bugün.
Sen rûhumu ısıtan, kadifemsi dokusun.
Bahçemden burcu burcu soluduğum kokusun.
Sevdâmı güle yazdım koparanlar okusun.
Doğsun artık bi' destan, doğum gününse bugün.
İBRAHİM HALİL MANTIOĞLU