
Dövme Vesm ile Veşm Kadim Devirlerde Dövme
Dövme, döğme : Osmnalıca yazılışı : دوگمه
Vesm: وسم Arapça kökenli bir sözcüktür. Vesm sözcüğünün sözlüklerdeki anlamları: “Dağlama, damgalama, İşaret toz hâline getirme.”[1] Şekillerindedir. Veşm sözcüğü ise iğne ile kan çıkarmak suretiyle vücuda yapılan damga, işaret, resim veya dövmeye denir.
Vücudun çeşitli yerlerine dövme yaptırmak eski devirlerden beri bilinen bir adettir. Yeniçerilerin kollarına ya yakı yaktırdıkları ya da iğne ile çeşitli şekiller çizdirdikleri edebi eserlerden ve şiirlerden de bilinmektedir.
Dövme eski zamanlardan beri vardır. Yeniçerilerin mensubu oldukları sınıfın işaretlerini kolların aya yakı yaparak ya da iğne ile çizdirdikleri ortaya çıkar. Sadece yeniçerilerin değil, efelerin ve külhanbeylerinin, pehlivanların ve kadınların da dövme yaptırdıkları bilinmektedir.[2] Ayrıca eski devirlerde dervişlerin tarikatlarını belli edecek şekillerde vücutlarına dövmeler yaptırdıkları hatta kızgın demirler ile vücutlarına nal yarası yaptırdıkları vb bilinen detaylardır. Günümüzde dahi Güneydoğu Anadolu’daki köy kadınlarının yüzlerine veya vücutlarının çeşitli yerlerine eski usullere uygun olarak vesm ve veşm yaptırdıkları görülebilmektedir. ( Bkz DİVAN ŞİİRİNDE ALEM BER CAME VE TİRAZ MAZMUNLARI )
Bunlardan başka “mutaaassıp Ermenilerin parmaklarına haç dövmesi yaptırdıkları, bazı kadınların iki kaşları arasında nokta dövdürdükleri, köle olanlara köle olduklarını belli eden damga dövmeler vurulduğu, hatta sahibini belli etmek için hayvanlara dahi dövme yapıldığı, eskiden beri bilinir. “ [3] Eski devrilerde vücuda yapılan dövmelerin iki şekilde olduğu bu dövme tekniklerine Vesm ve Veşm dendiği ortaya çıkmaktadır.
Veşm ( iğne ile yapılan dövme): İğne ve benzeri bir aletle vücudun çeşitli yerlerine avuç, bilek, dudak, kol vb bedenin herhangi bir yerinin iğne ucuyla resimler çizilip kanatılmasından sonra delinmiş, kanlı resm üzerine çivit, barut dökülerek boyanın deri altına geçmesini ve bir daha çıkmamasını sağlayan bir işlemdir. Kanın akıtılması ile çizilen yere sürme veya kireç taşı konularak yeşil renkli çeşitli desenler, nakışlar veya süsleme yapıldığı bu şekilde yapılan dövmelere de Veşm dendiği ortaya çıkmaktadır. “Dövme veşm kalıcı iz bırakır vücudun bir parçası haline gelir. “ [4]“Bu döğmeleri yapan kadına vâşime (dövmeci kadın); kendine döğme yaptıran kadına da mevşûme ve mustevşime dendiği analşılmaktadır.” [5]
Vesm Döğme: ( dağlama ile yapılan dövme ) Her tarafı iğne ile çizilip delinmiş, bir desen veya resmin üzerine kızgın bir maden gezdirilerek üzerine civit veya barut dökülerek yapılan dövmelere denir. Vesm dövmelerde ortaya çıkan desenlerin gök renkli olduğu da anlaşılan bilgiler arasındadır.
Divan şiirinde daha çok dağlama yöntemi ile yapılan vesm dövmelerden söz edildiği görülür. Çünkü dağ sözcüğünün anlamı daha geniştir ve sözcük, dağ, yara ve dövme gibi üç ayrı anlama da işaret edebilmekte tevriye, kinaye ve ihamlar yapılabilmektedir. Yani dağ sözcüğünün geçtiği yerde döğme anlamına da işaret edilebilir. Divan şiirinde dövmeden ve yara anlamına da gelen dağ sözcüğüne de işaret eden çok sayıda şiir vardır. ( Bkz : Dağ Üstü Bağ ( Şiirimizde Dağ Üstü Bağ Tutmak )) Dağlamak ve dövme yaptırmak zeyn etmek kelimesi ile de ifade edilmiştir.
Sinemün dağın görüp rahm eylese sarılsa yar
Bunca derdüm var iken dağ üstü bana bağ olur. Necati
Uş bana dağ üstü bağ oldu bu gün yoldaşlar
Ol leb-i gonca gül-ü ranâ-yı gördüm bir nazar Hayreti
Divan şairlerinin nazarından bakarsak dövmelerin daha çok kollara yapıldığı kollardaki dövmenin erguvan renkli oldukları anlaşılır.
Meyden kızarsa ruhları gahi o nahl-i nâz
Bazu-yı dağdarını açıp erguvanlanır. Naili
O nazlı güzelin yanakları meyden kızarınca, dağlanmış kollarını ( döğme vesm yapılmış kollarını) açıp erguvanlanır.
Görenler kolların dağ- siyehle aşkı-ı zarın
Perin yakmış muhabbet şem’ine pervanedir derler. Daniş-i Mevlevi [6]
Bazu- yı dağdarın seyr et ol afetin
Şah ı semen acep ki gül- i erguvan verir. Nedim
Dağlarla kolunu gülbün –i ter- zeyn etmiş
Bizde piraye- dih-i said ü bazu olalım Sabri
O taze gülfidanı gibi olan sevgili kolunu dağlarla süslemiş, bizde pazılarımıza o gülü kucaklayacak dövmeler yaptıralım.
Taze aşık bulıcak dağ ile zeyn et kolun
Yeni sikke çıkacak eskisi geçmez pulun Kınalızade Ali Çelebi
Halk şiirimizde de dövme ve dağlama dövmelere işaret edildiği anlaşılır
Ak göğsün ağında kaldı nazarım
Mecnun oldum dağ başında gezerim
Nerde güzel görsem ismin yazarım
Defterim elimden aldı sabahtan Karacaoğlan

KAYNAKÇA
[1] https://www.osmanice.com/osmanlica-34718-nedir-ne-demek.html
[2] A. Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB 1970, S. 193
[3] A. Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB 1970, S. 193
[4] https://www.fetva.net/yazili-fetvalar/dovme-yaptirmak-caiz-mi.html
[5] Şerhu Sahîh-i Muslim, c. 4, s. 836
[6] A. Talat Onay, Edebiyatımızda Mazmunlar, MEB 1970, S. 193