"Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü'nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır." Richard Louv "Doğadaki Son Çocuk", TÜBİTAK popüler bilim kitapları arasında yer alıyor. Çeviri Ceyhan Temürcü tarafından yapılmış. İlk basımı Nisan 2005'de yapılan kitap, bugüne kadar 20.000 adet basılmıştır. Mayıs 2018'de ise 5.basımı yapılmıştır. Kitap 7 kısımdan oluşuyor. ( Çocuklarla Doğa Arasındaki İlişki, Çocukların ve Biz Büyüklerin Doğaya Neden İhtiyacı Vardır, ...) Yazar yedi çarpıcı başlıkla birlikte kitabın sonuna "notlar, önerilen okumalar" adlı bölümleri de eklemiş. 447 sayfadan oluşuyor. Yazar, dünyamızın ve çocuklarımızın geleceği için çok değerli bilgiler veriyor. Richard Louv, aile, doğa ve kent yaşamıyla ilgili yedi kitap yazmış olmasının yanında Doğa ve Çocuklar Ağı'nın( Children & Nature Network) başkanıdır. Kitabı, oğulları "Jason ile Matthew"e ithaf etmiş olsa da yazdıkları tüm dünya çocuklarını, anne babaları ve tüm yetkilileri ilgilendiriyor.
Yazar, kitabın giriş bölümünde, kitabın neyi incelediğini şu cümleyle dile getirmiş: "Bu kitap çocuklar ve gençler ile doğal yaşam arasında giderek artan mesafeyi ve bu değişimin çevresel, toplumsal, psikolojik ve manevi sonuçlarını inceliyor." Giriş bölümünde ve kitabın tamamında çok önemli noktalara dikkat çekiyor Richard Louv.
"...zamanlarının giderek daha azını doğal ortamlarda geçiren çocukların fiziksel ve ruhsal duyuları köreliyor. Bunun sonucunda deneyimlerimiz giderek fakirleşiyor...Bir bilimcinin dediği gibi, çocukların nasıl iyi beslenmeye ve yeterli uykuya ihtiyacı varsa, artık doğayla temasa da ihtiyaçları olduğunu varsayabiliriz..."
Yazar her bölümde nesnel açıklamaların ışığında, doğanın hepimiz için ama özellikle gelecek kuşaklar açısından önemini çok çarpıcı ve bilimsel cümlelerle açıklıyor. Bazı yerlerde araştırma sonuçlarına çok yer verilmesi kitabın akıcılığını olumsuz etkiliyor. Ama bu kadar evrensel bir soruna ancak bilimsel araştırmaların sonuçlarıyla dikkat çekilebilir. Bu yüzden bunu da olağan karşılamamız gerekir. Zaten sadece bilimsel açıklamalara yer vermiyor. Kişisel görüş ve önerilerini de etkileyici ve içten bir dille ortaya koyuyor. Böylece anlatıma canlılık ve duygusallık katıyor.
"...Doğa, hangi biçimde görünürse görünsün, bir çocuğa anne ve babasının dünyasından farklı, daha yaşlı ve daha büyük bir dünya sunar. Televizyondan farklı olarak, zamanı çalmak şöyle dursun, onu genişletir. Yıkıcı bir aile ortamında ya da çevrede yaşayan bir çocuk için şifa sunar..."( 9.sayfa)
Richard Louv, çocukların, doğanın olumlu etkilerinden yararlanabilmesi için birçok öneride bulunuyor. Çeşitli bilim insanlarının görüşlerinden ve konuyla ilgili araştırmaların sonuçlarından yararlanıyor: "İngiltere'de yapılan diğer bir araştırma, ortalama özelliklere sahip sekiz yaşındaki çocukların Japon kart değişim oyunu Pokémon'daki karakterleri tanımakta, yaşadıkları bölgenin doğal türlerini tanımaktan daha başarılı olduklarını ortaya çıkardı: Pikachu, Metapod ve Wigglytuff onlar için su samuru, kırkanatlı böcek ve meşe ağacına kıyasla daha tanıdık adlardı..."( 40.sayfa)
Amerikalı araştırmacıların görüşlerini, çeşitli üniversitelerdeki akademisyenlerin araştırma sonuçlarını da ortaya koyarak olayın ne kadar ciddi boyutlarda olduğunun altını çiziyor. Okurları, bilinçlenmeye, farkındalıklarını arttırmaya davet ediyor.: "Maryland Üniversitesi'nde hareketbilim profesörü olan Jane Clark'ın deyimiyle bu 'kutulanmış çocuklar', giderek daha fazla araba oturaklarında, mama sandalyelerinde ve hatta televizyon izlemek için yapılmış bebek oturaklarında zaman geçiriyorlar...Çocuk kutulama işlemleri büyük ölçüde güvenlik amacıyla yapılıyor olsa da çocukların uzun vadedeki sağlıkları riske atılıyor..."( 42.sayfa)
Kitabın her bölümünün ilk sayfasında farklı isimlerden doğanın anlam ve önemine işaret eden özlü sözlere yer verilmiş. Her söz, hem kitaba ayrı bir zenginlik katıyor hem de okurun kalbine dokunuyor. Bir yandan da doğanın anlamına dair ufkumuzu genişletiyor: "Yeryüzünün güzelliğini seyre dalanlar, yaşam sürdükçe tükenmeyecek güç pınarları bulurlar."
( RACHEL CARSON) "Bir mucizeden diğerine, açılır durur varlık." ( LAO-TZU)
Yazar, anne babalara, eğitimcilere ve sağlık alanında çalışanlara büyük bir görev düştüğünün altını çiziyor: "Anne babalar, eğitimciler ve sağlık alanında çalışanlar doğanın duygusal ve fiziksel strese karşı ne kadar güçlü bir panzehir olduğunu bilmeliler. Özellikle de günümüzde." ( 59.sayfa)
Televizyonun ve bilgisayarın hayatımızdaki olumsuz etkisine de işaret ediliyor: "Günümüzde duyularımız tam bir şaşkınlık içinde. Bunun nedenlerinden birinin elektronik olduğu açık: televizyon ve bilgisayar..."( 70.sayfa) Richard Louv, kitabının her bölümünde, doğadan ne kadar uzaklaştığımıza dair gerçekleri ortaya koymak için büyük bir çaba sarf ettiğini okura hissetiriyor. Bu konudaki inandırıcılığını artırmak için de sık sık değerli bilim insanlarının araştırmalarından yararlanıyor. Doğadan ne kadar koptuğumuzu anlatabilmenin gayreti içinde Richard Louv. "Doğadaki Son Çocuk", doğanın hepimiz için ne kadar önemli olduğu konusunda, yazarın, bizleri ikna etme çabası içinde olduğunun güçlü bir kanıtı. Yazar, gün geçtikçe hızla uzaklaştığımız doğayla buluşturuyor bizi. Her satırla doğanın anlam ve önemini daha iyi kavramaya adım adım yaklaşıyorsunuz. Peki, bireysel ve toplumsal olarak neler yapıyoruz veya neler yapabiliriz? Kitabın son bölümünde bunların da cevabını bulabiliyorsunuz. Yazar, insanlık ve dünya için büyük bir önem taşıyan çevre bilincinin gelişmesine her birimizin katkı sağlayabileceğine işaret ediyor:
...
2. Doğayı stresin panzehiri olarak görün...
...
4. Çocuklarınıza kendi çocukluğunuzun özel doğa mekanlarıyla ilgili öyküler anlatın...
...
11. ... Çocuklarınıza çamurlu suda tepinmenin, akan yağmur suları üzerinde barajlar kurmanın, yaprakları gemi gibi yüzdürmenin zevkini gösterin...
...
12. Yürüyüşe çıkın...
...
16. Bütün duyuları aynı anda kullanmayı öğrenin; bir ağacın altında oturun ve farkındalık içinde her kuşun şarkısını, her böceğin sesini dinleyin, izleyin...
...
36. Dışarıda kitap okuyun...
...
59. Gençler: Birer "doğa öncüsü" olun...
Kitabın sonunda bunun gibi daha birçok madde sıralanmış. İnanıyorum ki bunlardan bir kısmını yapabiliriz ve yapıyoruz da. Doğanın içinde daha çok vakit geçirmek ve doğanın korunması adına atılan hiçbir adımı küçümsememek gerekir. Her adım bizi, gelecek nesilleri doğayla daha fazla buluşturmaya bir katkı olacaktır. Yazarın da dikkat çektiği gibi bu konuda her kesime büyük görevler düşüyor. Anne babalara, eğitimcilere, yazarlara, din görevlilerine, sivil toplum kuruluşlarına, belediyelere ve siyasetçilere... Kısacası hepimizin yapabileceği bir şey var.
Kitaptaki birçok cümle, doğaya sahip çıkmamız konusunda, bizlere çok güzel rehberlik yapıyor: " Semtinizdeki ağaçlara değer verin ve bakın. Ağaçlara değer vermek insanlara değer vermektir." (130.sayfa)
"Televizyon en yavuz zaman hırsızı olmayı sürdürüyor..."( 144.sayfa)
Anne babalara çok önemli mesajlar veriliyor: " Çocuklara çevredeki yabancılara karşı akıllıca bir ihtiyat geliştirmeyi öğretmek elbette önemlidir.; potansiyel çocuk suistimalcilerine 'hayır' diyebilmek gerekir. Ama tehlike konusunda dengeli bir görüş oluşturmalıyız..."( 153.sayfa)
Bu ve benzeri öğretici yanlarıyla, özellikle anne ve babalar için değerli bir başucu kitabı olma niteliğine sahip. Tabii eğitimciler için de bir kılavuz olma özelliği taşıyor. Çok çarpıcı mesajlar içeriyor:
" Tutku bilgisayar oyunlarıyla, CD'lerle gelmez; o kişiseldir. Tutku toprağın kendisinden çocukların çamurlu elleriyle çıkar; çimen lekeli giysi kollarından geçip yüreğe varır. Çevreciliği ve çevreyi korumak istiyorsak, soyu tehlike altında olan bir gösterge türü de korumalıyız: doğadaki çocuk." ( 192.sayfa)
Kitapta, doğanın bizler için ne kadar önemli olduğuna dair o kadar değerli mesajlar, bilimsel açıklamalar, bilgiler ve tanıklıklar var ki... Bütün bunları bir yazıya sığdırmak mümkün değil. Sanırım en iyisi bu kitabı en kısa zamanda alıp okuyun ve doğayı korumak, doğayla buluşmak adına yapılan çağrılara kulak verin. En önemlisi de önerilenleri hayata geçirmekte geç kalmayın!
" Her yeni yıl bizim için bir sürprizdir. Bir bakarız, bir kuşun kendina özgü sesini neredeyse unutmuşuzdur ve tekrar duyduğumuzda bir düşü hatırlar gibi hatırlarız. Bize önceki bir var oluş durumunu anımsatırlar...
Doğanın sesi hep yüreklendirir bizi."
HENRY DAVID THOREAU
06.01.2019
Sevim Kınalı