Çekilip inzivaya eyle alem-i seyran,
Gör nasıl çökmüş şahşahayla cüz-i devran!
Çıkmış müptezeller vatana uğramış viran,
Sil gözünün yaşını nesli kurtarmaz hicran.
Hayal ile mümkün müdür sürüle hükümran?
Yaranamamış savaşıp düstura Ahî Evran...
Kıl cümle alemde tek hasılı emri şükran,
Nasıl geldi sanırsın başa devlet-i erkan...
Kaç sebep daha gerek mazlum kalpleri burkan?
Evvela hısma mı gelmeli musibet, hüsran!
Tunçtan yapsan da nafile; iman ister kalkan,
Yılma, gözle görünmeyince bulunmaz korkan.
Sen değilsen kimdir bu cürretle arşı sarsan?
Kanının damlası etmez alayını karsan.
Var mıdır ki evvelde edep ile saldıran;
Ceddin payitahtını cetvel ile kaldıran?
Katre-i matem midir huşu için aranan;
Gereken harem midir ağızlarda dolanan?
Kimi cenkle bulmuş deva kimi zihne derman,
Gönlünde aşk oldukça dilsiz de eder ferman!
Külfet olmasın rüzgâr gibi sarıl canana,
Tadını bilen her Mehmet bayrağa hayran.
Ahmet Yüksel Sarıhan