Dilara Adlı Şiire Eleştiriden Öte Biraz Anlaşılır Kılmak Ve Geride Bir Gülümseme Bırakmak…
 
aşk gülümsetir ile ilgili görsel sonucu
Bugün Yunus Lâçin kardeşimizin “ Dilara” adlı şiirini eleştiriden öte biraz anlaşılır kılmak ve geride bir gülümseme bırakmak için, biraz gayret ve çabamla anlaşılır kılmaya çalışarak, izniniz olursa köşeme çekileceğim. Bu arada Öğretmen olan Yunus kardeşimizin öğretmenler gününü de bu vesile ile kutlamış olayım.
 
Gönül seyyah, seyehana çıkar seyrangâha,
Pınar başında bir ceylan seker, Dilara,
Nice dilâver suyolunda cansiperane,
Cuybar olur, çağlar durur deli divane,
Dilara peykan saçar, gül çehresi çeker ağına,
Kanatır gül dikeni, çile bülbülü girer bağına,
 
Yunus kardeşimiz burada gönül hakkında bize bilgiler verirken, aynada, insan kendi görüntüsünü görür, kendisi hakkında bilgiler edinir, ayna dünyamızda olmasaydı bizler kendimizi yüzümüzü, gözümüzü, burnumuzu, ağzımızı, kulağımızı göremezdik ne şekilde olduğumuzu göremezdik ve bir kanıya varamazdık. Yunus kardeşim aynada gördüğü bir yansıma ile gönlü hakkında /Gönüller hakkında bilgiler veriyor.” Gönül seyyah, seyehana çıkar seyrangâha,” Gönül seyyah-gezgin- seyahan-Gezi seyahat-çıkar seyrangah-Seyir yeri, Gönül gezgindir/gezendir seyahate çıkar seyir eder, bu seyahatte bu gönül görür kü” Pınar başında bir ceylan seker, Dilara,”pınarın başında bir güzel, burada kardeşim o güzeli ceylana benzeterek zıplayarak yürüyerek zıplayarak coşarak bu coşkunlukla gezer, adını sorarsanız adı Dilara.   “Nice dilâver suyolunda cansiperane,” devam eder kardeşimiz nice dilâver-yiğit- bu suyolunda/pınarda bu güzel için cansiperane-canını verircesine özveriyle gezer bu güzel için.” Cuybar olur, çağlar durur deli divane,”işte o delikanlılar cuybar-Akarsu ırmak nehir-olur akar çağlar durur deli divane- çılgın aşırı deli lakin aşkın güzelliğinden âşık gönlünde özünden ne varsa verdiği için, bunu bilmeyenler deli çılgın aşırı deli olarak bilir.” Dilara peykan saçar, gül çehresi çeker ağına,” Dilara peykan-okun ucundaki sivri demir gibi parıldar parlaklığını etrafa saçar güzelliği ile endamı ile adeta çeker gönülleri, gül çehresi çeker ağına, kardeşimiz ağına derken, balıkçıların balıkları yakalamak için kullandığı ağ gibi, Dilara güzelliği ile delikanlıları yanına etrafına çeker hayran bırakır anlamında ağ kelimesini kullanmış.” Kanatır gül dikeni, çile bülbülü girer bağına,” aşk kolay değildir, herkes aşkın hasretini çilesini çekemez, sabırla varmazsa beklemezse anlamazsa yoksa bu hasret, kanatır elini güle uzatırken dikkat etmezsen lakin gülde dikensiz olmaz, aşk kapısından içeri girdin mi hasrete özleme uzak olacaksın bunu göze al dercesine, çile bülbülü girer bağına, kanatır gönlü hasret ile özlemle…
 
Dilara’nın didesi, gönlü kapan bir laçin,
Kıblegâha asılan ‘Yedi askı’ya bir esin.
Mai gözler, gül cemalinde nazargah,
Nazende dilber, hedef alan nişangâh,
Gülriz bir gonca, nadidedir gamzesi,
Şaire ilham, şiire elzemdir, nurefşan incisi,
 
Dilara’nın didesi-gözü- gönlü kapan bir Laçin-Atmaca doğan-,dilaranın o gözlerindeki çekiciliği güzelliği adeta atmaca bir doğan gibi süzüldüğünde kesinlikle kapan bir edayla bakar.” Kıblegâha asılan ‘Yedi askı’ya bir esin.” Kıblegaha-kıble tarafı-asılı, devam ediyor kardeşimiz Arap edebiyatının harika şiirlerine atıfta bulunarak” "Kâbe duvarına asılan şiirler" adıyla ünlü yedi veya on şaire ait kasidelerden meydana gelen şiir koleksiyonu, İslam öncesi dönemde yaşamış olan Arap şairlerinin en güzel şiirleri olup, dönemin geleneksel aktivitelerinden olan ve her yıl düzenlenen, herkese açık panayır ve fuarlarda yapılan şiir müsabakalarında jüri önünde okunmuş ve yarışma kazanmış şiirlerdir.” Yedi askı’ya esin-sabah yeli, ilham çağrım- işte bu harika şiirler gibi çekmektedir gözleri hayran bırakmaktadır, baktığı gönül’e o gönlü taşıyanın gözlerine bakınca etkileyen bu bakışıyla etkiler… “Mai gözler, gül cemalinde nazargah,” Kardeşimiz devam ediyor Mai-mavi-mavi gözlü o gözler gül yüzlü güzelliği ile bakılan görülen anında dikkati çeken bir güzelliği var, mavi gözleri ile gül yüzlü güzelliği ile anında görülen bir güzelliği var bunu gönül nasıl görmesin kör olsa da görür hisseder. Devam ediyor kardeşimiz” Nazende dilber, hedef alan nişangâh,”Nazande- naz eden nazlanan nazlı güzel olan bir dilber-alımlı güzel kadın- ,nişangâh -hedef alan hedef yeri- bu güzelliği çekiciliği ile hedefi bulan vuran bir güzelliği var.” Gülriz bir gonca, nadidedir gamzesi,”Gülriz- Gül saçan, gül serpen- bir gonca çiçek, nadidedir –çok değerlidir özeldir herkeste bulunmaz- gamzesi, yani Gül sepen saçan güller açılır o gamzesinde bir gonca çiçek gibi eşsiz bulunmaz bir güzelliktedir gamzesi gülüşü... İşte aşk bu güzellikler şairi âşık eder dilsiz dilleri dile getirir tıpkı Yunus kardeşimiz gibi. Devam ediyor kardeşimiz “Şaire ilham, şiire elzemdir, nurefşan incisi,”Böylesi güzellikler şaire ilham olur yalnız şiir için aşk bu güzellikler olmazsa olmazıdır, elzem- Çok gerekli, vazgeçilmez -Nurefşan- Işık saçan, çevresini aydınlatan- ışık saçar aydınlatır şairin gönlünü yazdığı şiiri aydınlatır bu güzellik bu endam sanki bir inci gibi parlak ve çok değerlidir.
 
Bal damıtır dudağı, o şuh dilbazın,
Bedmest eder işvesi, o ehli nazın,
Seyriyle mestaneyim o efsuni nigarın,
Başak zülfüne meftun, aşkla yanar giriftarın,
Gül teninin ikramdır âşıklara, kâfur gerdanı,
Yaşmaktan kıvrım kıvrım ağu saçar saçları,
 
Aşkın güzelliği şair kardeşimizi mısraları coşturmuş adeta, şiir değimlidir coşkunlukla şairin gönlünde akan bir ırmak nehir bir pınar? Aşk karşısında gönlü ile seyreden Yunus kardeşimiz devam ediyor, o güzelin dudağında çıkan sözler bal gibi tatlıdır, o şuh-neşeli serbest kadın, o neşeli neşesini gülümseyerek yaşayan yaşatan o güzel, dilbazın- gönlü çeken, neşeli-işte o bakınca gönlü adeta çeken neşeli gülen güldüren gönlü etkileyendir. Bal damlar sözleri çıkınca dudağında, o neşeli neşesini yaşayan çekinmeyen o güzel gönlü çeken etkileyen bir güzelliği ile “Bedmest eder işvesi, o ehli nazın,” Bedmest- Kendinden geçmiş derecede sarhoş- kendisine bakanı bu güzellikle aşkın güzelliği ile sarhoş eder başını dünyasın döndürür gönlü bir kuş gibi uçurur işte bu işvesi nazı edası nazlı gelişi sallanışı, o ehli-evcil- her şeyi bilen öğrenmiş bu nazın, yani, bu güzeli gören ona bakan gönül sarhoş olur mest olur bu güzellikle bu nazla her şeyi bilen aşkın bin bir güzellikle donatılmış olan bu güzele bu nazı işvesi görüntüsü ile.” Seyriyle mestaneyim o efsuni nigarın,” seyrederim ben kendimden geçmiş sarhoş halimle-Mestane- Sarhoş gibi, kendinden geçmişçesine-,o efsun-büyü, sihir- seyrederim büyülenirim bu büyüleyici güzelliğiyle, Nigar- Resim gibi güzel, sevgili- bu güzeli bu resmi. Yani, sarhoş oldum ben bakarım bu güzele bu aşka bu gönlümle o büyüleyici güzelliğiyle bir resim kadar güzel tüm güzelliği sergileyen haliyle.
“Başak zülfüne meftun, aşkla yanar giriftarın,” Başak bilmeyeniniz yoktur, başak gibi başını öne eğmiş edebinle, zülfüne-saç-saçına vuran aks eden parıltısıyla, bu aşkın yansımasına yanarım ben giriftar- Tutulmuş, yakalanmış- aşkına tutularak güzelliğine bakarak.” Gül teninin ikramdır âşıklara, kâfur gerdanı,” Güller gibi kokan tenin ikramdır âşıklara kafur-Gül beyaz- o gül beyaz gerdanın.” Yaşmaktan kıvrım kıvrım ağu saçar saçları,” Yaşmak-ince yüz örtüsü- yüz örtüsünün altında kıvrım kıvrım izinsiz dokunana ağu-zehir- zehir saçar sanki saçları.
 
Nar tanesidir benleri, kıskandırır güllacı,
Gülşengahın rayihası, müptela eder sergerdanı,
Bezenmiş esvabı, ilahi tecellide melahat,
Esirgemez cilveyi, güldem ziyafetinde semahat.”
Ne Leyla’da ne Elif’te vardı yüz hatları,
Çatık kaşlar çatlatır, nice üstat hattatı,
 
Nar tanesi gibi kırmızıdır tane tanedir o güzelliğin benleri, kıskandırır tatlıları çünkü tatlılar yanında acı kalır.” Gülşengahın rayihası, müptela eder sergerdanı,”Gülşengahın-Gül bahçesi- rahiya- güzel hoş koku-Gül bahçesi gibi güzel hoş kokan müptela- tutulmuş vurulmuş- eder, sergerdan- Başı dönmüş, şaşkın, hayran, Gül bahçesi gibi güzel hoş kokan sen bakınca sana vurulmuş edersin şaşkın hayran ederek.” Bezenmiş esvabı, ilahi tecellide Melahat,” Bezenmiş, bürünmüş elbiseleri( esbabı) bedenin bürünmüş yüce Allah’ın görünen bürüdüğü (ilahi Tecellide) sana güzelliği olan aşkla yüz güzelliğiyle, güzelliğiyle (Melahat),” Esirgemez cilveyi, güldem ziyafetinde semahat.” Esirgemezsin bu güzelliği karşındakine verirsin cilvenle (Hoşa gitmek için yapılan davranış) Güldem (Hiç solmayan gül)Hiç solmayan gül gibi güzelliğinle kokunla ziyafetinde bu cömertliğinle, Semahat(Cömertlik),hiç solmayan gül gibi bu güzelliğinle kokunla ziyafet verirsin bakanlara görenlere esirgemezsin o gülüşünü güzelliğini.” Ne Leyla’da ne Elif’te vardı yüz hatları,”  Ne Leyla da Elifte(İnce uzun boylu kız) vardır bu güzelliğinle bu yüzündeki gülüşünle yansıyan yüz hatların.” Çatık kaşlar çatlatır, nice üstat hattatı,” Ne yazık ki çatma kaşlarını ey güzel çatlatır üzer derde salar nice aşığı nice güzel yazan şairi.
 
Böyle bir endamın, gülbedenin endazesini,
Yetiştirmedi ezeli, İstanbul’un Gülhanesi,
Edip Yunus, kör kütük dil-bestesin mihrimaha,
Lakin atışmaya var mısın Fuzuli’yle Emrah’la.
 
Yunus kardeşimin bu güzel ve ağır çalışması bizi yormadı aslında bilgilerimizi tazeledi aşkın deryasında gezdirirken o güzelli ile mest etti, susanmış gönlümüze aşkın pınarında birkaç damla su içirerek susuzluğumuzu giderek gülümsetti. Gelelim son kıtalara.” Böyle bir endamın, gülbedenin endazesini,” Böylesine güzel endamın( beden boy pos) boyun, boyun uzunluğu güzelliği, O gül bedenin (Vücudu gül gibi nazik ve latif olan) bu güzelliği nazikliği endaze(ölçü) ölçüsü ile “Yetiştirmedi ezeli, İstanbul’un Gülhanesi,” Yetiştiremedi sende öncesinde böylesine gülleri İstanbul’un gül bahçeleri.” Edip Yunus, kör kütük dil-bestesin mihrimaha” İşte ben yazar şair Yunus kör kütük(kendini bilmeyecek derecede sarhoş mest olmuş) bu dil ile bestesin, bestelettin bu şiiri sen bir güneş ay (mihrimah-ay güneş) gibi parlak güzelliğinle, aşkın parlaklığı güzelliği ile” Lakin atışmaya var mısın Fuzuli’yle Emrah’la” İşte bu aşkınla bu güzelliğinle bu şairlerle ozanlarla atışabilirsin güzelliğinle mest edersin korkma atışmaya var git durma, derken hem kendine hem de Dilara’ya söylemektedir, aşık ozan güzellik karşısında şair olur yazarçizer hayran kalır, ben biliyorum diyeni dilsiz eder şaşkın bırakır aşkın güzelliği ile o güzele yansıması ile aşk aşkın güzelliği varsa korkma, âşıklarla atış aşk atışmak güzelliğini söylemek değimlidir, senin aşkla duruşun bir atışma bir şiir destan değimlidir diyor Yunus kardeşimiz. Ben huzurunuzda Yunus kardeşimize teşekkürler ediyorum, böylesi güzel anlam mana sır güzellik aşk kokan aşkla dolu mısraları heceleri yazarak bize okutturduğu ve bana da bilgimi hafızamı aşkla yeniden doldurarak naçizane bu tahlili tahlilden öte anlamlı kılmayı geride bir gülümseme bırakmayı sağladığı için. Hatam kusurum var ise bendendir af ola. Selamlarıma.
 
Mehmet Aluç