Dil Aşk İline Düşmeden Dile Cana Gelmezmiş
 
Bin düşmana değer nefis şeytan bunda âşık kurtuldu aşktan kurtulamadı
Aşk uğruna gönlünü yaktı yâre ulaştı hasret ilinde hasretten yol bulamadı
 
Bin yaralar aldı hepsine şifa verdi Mevla şifasını buldu kendine geldi
Mevla aşkı verdi gönlünü yaraladı şifasını istemedi Mevla’dan geldi dedi gülümsedi
 
Ateşten korkardı uzak kaçarken nazlı ceylan gibi kaçar seker
Aşkla tanıştı aşk yanmakmış meğer bildi aşkla tatlı kor alevde dedi yanmaya değer
 
Can can içinde canı bulmak değil canı verene hem de cana varmakmış
Yol sarp yokuş olsa da sabırla yılmadan canı verene cana ulaşmakmış
 
Âşık hasret ilinde hasretiyle ağlar gözde yaş kalamaz ağlar
Âşık kalemi eline alır yazar gönül kalemiyle ağlar yazarken coşar çiçek açar bağlar
 
Nazlı yârden başka var mıdır Mevla’nın verdiği aşk derdine sevdaya tabip ilaç
Aşk bir derya denizdir yüzülür boğulmazsın at haydi sende bir kaç kulaç
 
Dil aşk iline düşmeden dile cana gelmezmiş
Aşk ilinde âşık cananıyla gezmeyince can huzura ermezmiş
 
Mehmet Aluç / Âşık Gülveren