Damlataş Mağarası
Damlataş Mağarası, Antalya
'nın ALANYA
ilçesinde deniz kıyısında, Alanya kent merkezindeki tarihi yarımadanın
batısında, Alanya da görülmeye değer doğa harikalarının en
başında bulunan bu mağara Alanya şehir merkezi içinde ve merkeze 3 km
uzaklıktadır. Mağaradaki sarkıt ve dikitlerin İ.Ö. 20.000-15.000 yılları
arasında meydana geldiği sanılmaktadır.[1] Damlataş
Mağarası Türkiye’nin turizme açılan ilk mağarasıdır.
MAĞARANIN BULUNUŞU
Damlataş Mağarası, 1948 yılında, Alanya limanı için taş çıkarmak
için müteahhitler tarafından yapılan çalışmalar
ve atılan dinamit sonucunda tesadüfen bulunmuştur. “ Patlama sonrasında açılan delikten lüks lambalarıma içeri girenler
gördükleri güzelliklerden hayrete düşüp açılan deliği hemen kapatırlar
dinamitleme İşini de başka tarafa kaydırırlar.” [2]Taş
çıkarmak için yapılan çalışmalar esansında ortaya çıkan mağaranın güzelliği keşfedildikten
sonra mağara koruma altına alınmış, mağara hakkında araştırmalara başlanmıştır.
Mağaranın bulunması sonrasında Galip Dere ile o
yıllardaki Alanya Milletvekili Ahmet Tokuş,
konuyla ilgilenmiş bütün ilgilileri göreve davet ederek mağaranın
Türkiye’ye tanıtılması açısından yoğun gayret sarf etmiştir. [3]
Göz kamaştırıcı sütunları, renkli sarkıt ve dikitleri, muhteşem iç ışıklandırması ile gerçekten de bir doğa harikası olan Damlata Mağarası Alanya’nın en görmeye değer yerlerinden biridir.
ALANYA’NIN TURİZM MERKEZİ OLMASINDA
DAMLATAŞ MAĞARASININ ROLÜ
Alanya'da Damlataş Mağarasının
astım hastalarına iyi geldiği haberiyle mağaraya ziyaretçi akını başlamıştır. Yapılan
anonslar ve reklamlar sonrasında Alanya’nın insanlarla dolup taşmaya başlaması ile
herkes evlerini misafir hane gibi kullanmaya başlar. “İki evi olanında evinin birisini otel yaparak
Alanya turizminin ilk temel taşlarını atmış oldular” Dr.
Hüseyin Sipahioğlu’nun (Nesibe
Gevher Tıp Fakültesi emekli Dekanı Prof. Dr.) demeçleri ve çalışmaları sonucunda mağaranın
astım hastalarına çok iyi geldiği duyurulmuş, bu duyurular yurtdışına kadar da
ulaşmıştır. Bunun üzerine Alanya’ yurtdışından da astım hastalarının tedavi
amaçlı olarak geldikleri bir merkez haline dönüşmeye başlar. [4]
Jeologlara göre Mağara birinci çağın altıncı
ve sonuncu dönemlerinde oluşmuştur. Yapılan incelemeler sonrasında mağaranın
on-on beş bin senede oluştuğu, Alanya’nın çok yağmur alan bir bölge olması
sebebiyle de mağaranın oluşumuna neden olduğu düşünülmektedir. Yağmurlardaki gaz, karbonikli suların mağaradaki
kireç taşlarını erittiği, kalker ve kireç
taşından oluşan mağara alanında zamanla boşluklar meydanda geldiği, erimeler
devam ederken sızan damlacıkların donarak sarkıtları oluşturmuştur. [5] Damlaların
düştüğü yerlerde de sürekli donarak üst üste oluşan yığılmalar nedeniyle
dikitler meydana gelmiş, toprağın ve minerallerin değişik olmaları ile de
farklı renklerde sarkıtlar ve dikitler oluşmuştur.
Mağaradaki, sarkıtlardan suların damlamaya devam etmesi nedeniyle mağaraya Damlataş adı verilmiştir. . Günümüzde de turizm açısından oldukça popüler olan mağaranın içi çeşitli renklerden oluşan çok güzel bir ışıklandırma ile muhteşem bir görünüme büründürülmüştür. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Antalya Damlataş Mağarasının yılda 50. 000 kişi tarafından ziyaret edildiği söylenmektedir.
MAĞRANIN ŞEKİL ÖZELLİKLERİ
Mağara, 45-50m uzunluğunda bir geçit, 13-14m çapında ve 15m yüksekliğinde silindirik bir boşluktan meydana gelir. Mağaranın giriş kısmında 50 metrelik bir geçit vardır. Yüksekliği 15 metreyi bulan geçitten sonra silindirik bir boşluk başlamaktadır. Mağaranın içinde binlerce senede oluşan sütunlar da vardır. . Mağaranın içindeki boşluk iki kat halindedir. Mağaranın iç ısısı ise yaz-kış 22,3 °C olarak ölçülmüştür. [6] Mağara boşluğunun, 180-200m2 arasında olduğu tahmin edilmektedir.
Mağaranın havasında bol miktarda asit karbonik olduğu tespit edilmiştir. Mağara etrafındaki kalınlığın 10m’yi bulduğu için çökme ihtimali yoktur.
Mağara yatay mağara tipindedir. Çok sayıda sarkıt ve dikitin eşsiz bir görüntü verdiği mağara içerisinde normalden 8-10 misli fazla karbondioksit gazının bulunması, yüksek ölçüde nem, düşük ısı ve radyoaktif olması nedenleriyle mağara astım hastaları için son derece yararlıdır.[7] Damlataş Mağarasına astım tedavisi için gelen hastaların, “bir doktordan mağaraya girmesinde bir sakınca olmadığına dair rapor alarak, mağaranın ilgili memuruna başvurması gerekmektedir.” Mağarada Doktor kontrolünde 21 günlük tedavi kürü uygulayan hastalar da vardır. Doktorlar mağara ziyaretlerini reçetelere eklemekte[8] ve mağara belli saatler arasında sadece reçeteli hastalar için açık kalmaktadır.
Mağaraya giriş ücretlidir. Çevresinde küçük bir çarşı vardır, önü ise plajdır.
DAMLATAŞ PLAJI
Alanya kent merkezinde olan tarihi yarımadanın batısında,
Damlataş Mağarası’nın önündeki kıyıda ve Mavi Bayraklıdır. Deniz dibi ve plajı
kumdur. Kumsal sırtını yarımadanın eteklerine dayamıştır. Plajın yarımadaya
doğru uzanan ve iri taşlardan oluşan küçük koyu Kleopatra adıyla anılır.
Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra Akdeniz’de çıktığı bir sefer sırasında
Alanya’ya uğramış ve bu koyda denize girmiştir. Kleopatra Koyu’nun özelliği
suyunun berraklığıdır. Uzun bir yüzme parkuru arayanlar kıyı boyunca yarımadanın
altındaki Fosforlu Mağara’ya gidilebilir. Deniz gözlüğü ile yüzüldüğünde
balıkları ve deniz dibinin doğal güzelliklerini seyretmek söz konusudur. Plaja
girişler ücretsiz, şezlong, plaj şemsiyesi gibi hizmetler ise ücretlidir.
KAYNAKÇA
- [1] https://www.ktbyatirimisletmeler.gov.tr/TR,10338/damlatas-magarasi---antalya.html
- [2]alanya.tv/tr/Do%C4%9FalG%C3%BCzellikler/Ma%C4%9Faralar/Damlata%C5%9FMa%C4%9Faras%C
- [3]alanya.tv/tr/Do%C4%9FalG%C3%BCzellikler/Ma%C4%9Faralar/Damlata%C5%9FMa%C4%9Faras%C
- [4] Haşim Yetkin "Alanya; Dünden Bugüne Alanyada Yaşam"
- [5] https://www.ktbyatirimisletmeler.gov.tr/TR,10338/damlatas-magarasi---antalya.html
- [6] r.wikipedia.org/wiki/Damlataş_Mağarası
- [7] r.wikipedia.org/wiki/Damlataş_Mağarası
- [8] https://sunsearch.info/turkiye/alanya/gezi-bilgi/damlatas/