Ötmez oldu bahçelerde artık bâğ-ı hezâr
Ateş düştü hânümana etrafta âh u zâr
Fürûzân çehrelerin elvânı soldu bir bir
Şehr-i kabristana vâsıl oldu nur-u ezhâr
Hâcerlerin zahmetle dünyâya getirdiği
Evlâtları girdâbında yuttu zulm-ü ebhâr
Cennet yüzlüler atıldı gayyâ kuyusuna
Kuyu taştı yüreklere doldu âb-ı enhâr
Nehrin kucağındaki sandûka taşımadı
Gönüller taşa dönüştü oldu câh-ı mezar
Çünkü ateş dönüşmedi çiçek bahçesine
Bulutlarla bir hüzne kalboldu leyl ü nehâr
Sevgiyi gözeten gözlerin güneşi söndü
Feri kalmadı karanlığa gömüldü envâr
Vardır elbet hak ve hakîkatin bir mîzanı
Adâletin tesis edildiği dâr-ül karar
Hakan SUNA