mefāʿīlün mefāʿīlün mefāʿīlün mefāʿīlün
 
1.
a.
Cefā vü cevri ḳo alma dil·i sūzānı sīnemden
 
b.
Od alub ḳanda yaḳarsın perī yüzlüm cehennemden
 
2.
a.
Göñül ḳaṣrına geldükce ẖayālüñ bir dem eglenmez
 
b.
Ṣanasın kim od almaġa gelür bu külbe·i ġamdan
 
3.
a.
Gözüñ merdümlük eyleyüb her oḳ kim sīneme urdu
 
b.
Ḳaşuñ yayı ġamı anı çıḳardı bir bir arḳamdan
 
4.
a.
Yüzüñi ey melek·sīret görürse diye ḥūrīler
 
b.
Bu ṣūretlu beşer gelmiş degüldür nesl·i Ādemden
 
5.
a.
Ḫayāli serv·i ḳaddüñüñ dile gelmedi ẖaylıdan
 
b.
Ayaġına ṣu dökmelü olubdur çeşm·i pür-nemden
 
6.
a.
Müsāfirdür ṣabā şimdi ayaḳ tozı ile geldi
 
b.
Getürdi göñlüme būy·i vefā ol zülf·i pür-ẖamdan
 
7.
a.
Cüdā olmadı sīneñden Necātī nefs·i emmāre
 
b.
Bu rūşen oldı kim kāfir ebed çıḳmaz cehennemden
 
Ali Nihad Tarlan i, Necāti Beg Divanı, Istanbul: Milli Eğitim Basımevi, 1963);