Çarh-nâme'den
- Dirîgâ çarhun elinden hezârân
Ki kılmışdur mu’attal bunca kârân
- Bilür misin niçün geldün cihâna
Seni kulluğ içün yaratdı Sultân
- Bu dünyâya niçün pek yapışursın
Seni andan koparur çarh-ı devrân
- Bu rızk içün nice teşviş çekersin
Uşandı rızk yiyü ağzunda dendân
- Eğer girüp sin içinde yatasın
Beş on arşun bez ile yâhud uryân
- Ne mağrûrsın cihânun lezzetine
Niçe bir yürüyesin şâd u handân
- Kaza yayı ecel okların atar
Sana dahı dokınısar ol okdan
- Yıkılısar bu göklerle bu yirler
Kamusı olısardur külli vîrân
- Gün ola kim kopa dağlar yirinden
Berâber ola düpdüz dağ u yaban
- Kıyâmet kopıcağız bil hakîkat
Kelebek bigi dağıla bu insân
- Bizi korkduğumuzdan kurtar iy Hak
Bize ayruk bititme anda hicrân
- Cemâlün bize göster yarın anda
Be-hakk-ı Mustafâ vü mâh-ı tâbân (İz ve Kut, 1985: 265-266).
____________
Kaynakça
İz, F. ve Kut, G. (1985). Ahmed Fakîh. Büyük Türk Klâsikleri, (c. 1). İstanbul:
Ötüken-Söğüt Yay.