
Can AKENGİN
(d. 1892 / ö. 31 Ağustos 1942)Türk şairi ve yazarı
Can Akengin 1892 yılında Giresun merkezinde Sultan Selim Mahallesinde dünyaya gelmiştir. Babası Bayazıtoğullarından Mahmut Kaptan annesi Hürmüz hanımdır.
Asıl adı Hacı Ömer ya da Ömer Avni’dir. [1]Akengin, İlkokulu Kapukahve iptidaisinde okur. Orta öğretimini Kale Camii civarında kurulu bulunan Rüştiyede tamamlar. Liseye ise Trabzon İdadisinde başlar. Ancak bir yıl sonra İstanbul 'a gider ve lise öğrenimini İstanbul'da bitirir. 1908. Lise öğreniminin ardından o zamanki adıyla Darülfünun Edebiyat Fakültesine gider.[2] 1911
1910 yıllarında yazdığı ilk yazıları memleketinde ve " GİRESUN" gazetesinde onun ardından da “Karadeniz “adlı gazetede A.Melih ve Can Akengin adıyla yayımlanmıştır.
Fakat 1.Dünya savaşı başlayınca bu okulu bitiremez( 1912 ) ve yedek subay olarak askere alınır (1914) Askerlik dönüşünde edebiyat ve tiyatro çevrelerinin içinde yer alacağı akrabalarının yerleşmiş olduğu Bursa'ya gitmek zorunda kalacaktır
Bursa’da kaldığı bu yıllarda sürekli yazan Akengin'in edebiyat dünyası ile tanışması aslında daha önceki yıllarda ve İstanbul’dayken olmuştur. Bursa ’da çeşitli işlerde çalışır. [3] 1919 yılına kadar Bursa’da kalmış fakat 1919 yılında memleketi Giresun'a dönmüştür.
Giresun’a gittiği vakitler Mütareke günleridir. Şiire de bu dönemde başlamıştır. Bu gazetelerde çıkan ilk yazıları ve şiirleri yanı sıra "Projektör" imzasıyla gülmece eleştiri yazıları yazmıştır. [4]O tarihlerde matbuatın Osmanlıca harfleri ile basılıyor olması sebebi ile bu durum ilgi çekicidir.
Bu sıralarda yazılarında Can Akengin adını daha çok kullanmış olduğundan Can Akengin adı asıl adı olan Ömer Avni’nin yerine geçmeye başlar. 1920’de Giresun’da Işık gazetesinde düz yazı ve şiirleri yayınlanmaya başlar. Işık Gazetesi Mütareke günlerinde işgalci güçlere karşı bir duruş izleyen Milli mücadeleyi savunan ve öneren bir gazetedir. Işık Gazetesi, bölgede faaliyet gösteren Rum Çetecileri ve Ülkeyi işgal eden Batılı ülkelerin politikalarını eleştiren yurtsever bir gazetedir. Bu sıralarda Topal Osman’ın adı da duyulmaya başlamış Atatürk Samsun’a çıkmış, Milli mücadele günleri de başlamıştır. O yıllarda Giresun Rum Çeteciler ile mücadelenin merkezi gibidir. Topal Osman ise Atatürk’ün muhafız komutanıdır. [5] Akengin, bu gazeteye şiir, anı, gülmece türünde çeşitli ürünlerle katkıda bulunmaya çalışmıştır. Bu gazetedeki yayın hayatı ve çabası dört yıl sürer. [6]
1923’te ilin kültürel etkinliklerinde önemli yeri olan Bilgi Yurdu’nun başkanlığına getirilir “ İzler” dergisindeki yazı çalışmalarının yanında, tiyatro çalışmalarına da öncülük etmeye başlamıştır. Bu yıllarda Can Akengin Cumhuriyet taraftarı olan Atatürk ilke ve inkılâplarını destekleyen çağdaşlık yanlısı bir yazar olarak yazılar yazmaktadır. Millî Edebiyat taraftarı bir çizgide eserler vermekte şiirler yazmaktadır. [7]
Cumhuriyetin ilanından sonra Bursa’ya tekrar gider. Bursa’da iken sevdiği bir kız vardır. Bursa’ya gidip o kızla evlenmek istemektedir. Bursa’ya giderek o kızla nişanlanır Fakat çok geçmeden kısa bir süre sonra nişanlısı ölür.[8]
Can Akengin’in bu üzüntü ile tekrar memleketi olan Giresun’a döner. Genç Cumhuriyetin coşkun bir yandaşı olarak Kentin kültür- sanat yaşamının lokomotifi olan Bilgi Yurdu Derneği başkanı olur. Derneğin özellikle tiyatro etkinliklerinde öne çıkar. [9]
“Yönetmenlikten dekorculuğa değin her alanda çalışır. Sanatseverlerin yeteneğine yönelen sevgisi giderek komşu kentlere yayılır. Giresun gazetesinde 1926 yılında yazdığı Giresun’da Eski Tiyatrolar adlı anı onun tiyatro sevgisinin bir göstergesidir.”[10]
Can Akengin, yaşamını bundan sonra genellikle köylerde derbeder bir biçimde sürdürür. Zaman zaman Giresun merkezine gelip spor kulüplerinde; Halkevi’nde toplanan gençlerle söyleşir, şiirlerini okur.
31 Ağustos 1942’de tedavi için götürüldüğü İstanbul’da yaşama veda eder. Giresun’da Yeni Mezarlıkta gömülür. Dostları mezar taşına yalnızca iki dizesini kazıyarak yaşamın anlamını özetlerler.
“Aslında gücüme giden ayrılmaktır sevgiden” [11]
EDEBİ KİŞİLİĞİ
İlk yazılarında ve şiirlerinde Servet-i Fünun çizgisinde olan şair daha sonra sade ve anlaşılır dile yönelmiş, Milli Edebiyat çizgisine girmiştir. Şiirlerini yerel lehçeyle bezemiş ola şair bu nedenle "Karadeniz şairi" olarak tanınmıştır. Cumhuriyet taraftarı olan bir şair, yazar ve gazeteci olarak dikkat çeker. Asıl adı Ömer Avni olduğu halde yazı ve şiirlerinde "A. Melih" ve "Projektör" mahlaslarını da kullanmıştır. [12] Kamuoyunda daha ziyade Can Akengin adı ile bilinir.
Hece vezni ile şiirler yazmış olan şairin ilk şiirleri aruz ölçüsü ile yazılmıştır. 1920 yıllarından sonra yazdığı eserlerinde Milli Edebiyatçıların izleri ve etkisi vardır. Dili, sade anlaşır ve duru bir Türkçedir. 1940 yılından sonra yazdığı şiirlerinde serbest ölçüyü de denemiştir.
"Giresun'a gelmeden önce Can Akengin'i bilmiyordum, bu benim kabahatim. Giresun'da ölümünden altı yıl sonra, şahsiyetinin her cephesiyle onu yaşayan bir insan gibi tanıdım. Bu tanımadan çok memnunum. Bîr gün kendisini de tanıdım. İri, güzel bir yüzü, koyu, biraz kıvırcık saçları, cefa ile çizgilenmiş geniş bir alnı vardı. Susup gülerken de konuşuyor, bakıp konuşurken de susuyordu. Anasından sair doğmuş insanlardandı.''Behçet Kemal Çağlar [13]
"... Muhitte efsaneleşen hayatı, bazılarının belki hoşuna gitmiyor ve hor görülüyordu- Bunlar, şairi anlayamayan ve maddi düşünen kimseler olabilir. Hâlbuki maddi bakımdan bir Can zaten yaşamıyordu. O, maddesiyle bir hiç, fakat ruhiyle büyük bir sanatkârdı. Ve denilebilir ki, tamamen manevi bir âlemde yaşıyordu. Onun kalbine erişip de hayranı olmamak bence mümkün dağîdir. (...) O, dünyada hırs ve cahtan tecerrüd eden, aşk, his ve sanat gibi en ince maddelerden kurulmuş tahtı üstünde senelerce hüküm sürmüş bir kudretti. Şimdi ise çok özlediği ebedi hayatı yaşamaktadır." Muzaffer Akgün (Lüleburgaz Yargıcı). [14]
“Can Akangin için Giresun’da bir “ Can Ahengin Sanat Galerisi” adı verilmiş bir galeri açılmıştır. Giresun Belediyesi onun adını yaşatmak için her yıl bir şiir yarışması düzenlemektedir. Fakat “bu galeride Can Akengin’e ait sadece bir dörtlük ve bir portresi bulunuyor. Geçmişi, yaşamı, kendisiyle alakalı hiçbir bilgiye yer verilmiyor.” [15]
Şairin eserleri ölümünden sonra “ Can Akengin, Şiirleri ve Nesirleri “adıyla iki ciltte toplanarak basılmıştır. 1944,, 1973
KAYNAKÇA
[1] Anonim ( Edebiyat Sofram) “CAN AKENGİN”, https://edebiyatsofrasi.blogcu.com/can-akengin
[2] DR. İSMAİL ALPER KUMSAR, http://teis.yesevi.edu.tr/%20madde-detay/akengin-can
[3] YavuzKAYACIK, Giresun'un Yitik Şairi Can AKENGİN, https://yazarlartoplulugu.com/oku/
[4] Anonim ( Edebiyat Sofram) “CAN AKENGİN”, https://edebiyatsofrasi.blogcu.com/can-akengin
[5] Giresun Tarihi Turizmi Doğası ve Folkloru , edebiyadvesanatakademisi.com/forumkategori/9
[6] YavuzKAYACIK, Giresun'un Yitik Şairi Can AKENGİN, https://yazarlartoplulugu.com/oku/
[7] Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimle, Elips Yayınları, Ankara 2005
[8] Anonim ( Edebiyat Sofram) “CAN AKENGİN”, https://edebiyatsofrasi.blogcu.com/can-akengin
[9] Dr. Nazım ELMAS, 'İZLERDEKİ ŞEBİNKARAHİSAR,
[10] Anonim ( Edebiyat Sofram) “CAN AKENGİN”, https://edebiyatsofrasi.blogcu.com/can-akengin
[11] Anonim ( Edebiyat Sofram) “CAN AKENGİN”, https://edebiyatsofrasi.blogcu.com/can-akengin
[12] DR. İSMAİL ALPER KUMSAR, http://teis.yesevi.edu.tr/%20madde-detay/akengin-can
[13] Anonim ( Edebiyat Sofram) “CAN AKENGİN”, https://edebiyatsofrasi.blogcu.com/can-akengin
[14] Anonim ( Edebiyat Sofram) “CAN AKENGİN”, https://edebiyatsofrasi.blogcu.com/can-akengin
[15] https://www.giresunhaberci.com/koseyazisi-133-CAN-AKENGIN.html