Bir gımık çocuktu yaşını sorma
Öyle fıldır fıldır bakışı vardı
Sandığa bağlamış bir kirli örme
Yırtık mintanında nakışı vardı

Fırçanın ahşabı tezene elde
Tıklatır sandığı türküsü dilde
Ekmeğin peşinde bu gurbet elde
Daha tırmanacak yokuşu vardı

“Boyayalım abi” onun narası
Domates ekmek yer, öğlen arası
Bazen ona bile, yoktur parası
O zaman kaşını, yıkışı vardı

Birden gölgelikten, biri el eder
“Hey boyacı çabuk, beri" gel eder!
O’nu hakir gören beni del eder
Yine de bir koşu, akışı vardı

Gün dağları aşmış akşama doğru
Gözleri kızarmış başında ağrı
Az daha bekledi, belki bir çağrı…
Sandığı dalına, takışı vardı

Boyalı elinde, bir kutu kola
Bakarak yürüyor hem sağa sola
Ayağı aşina gittiği yola
Bazı merdivenden çıkışı vardı

                           Tahir EKER


Gımık: Küçük
Örme: ip
Kaş yıkmak: (deyim) kaş çatarak öfke belirtmek